LATÎF GÜÇ

Latîf Güç

İnsan zihni çoğu zaman gücü kesafetle (= büyüklükle ve yoğunlukla) ilişkilendirir.

• Büyük olan güçlüdür.

• Gürültülü olan güçlüdür.

• Sert olan güçlüdür.

• Kıran, ezen, zorlayan güçlüdür.

Oysa kâinata bakıldığında bambaşka bir tablo görülür.

Bir ağacı büyüten şey gürültü değildir. Bir çocuğu büyüten şey zorbalık değildir. Bir fikri olgunlaştıran şey baskı değildir. Toprağı dirilten yağmur da kurşun gibi değil, damla damla iner.

Burada güç vardır; hatta çok büyük bir güç vardır. Fakat bu güç kesîf değil, latîftir.

Bu nedenle bu metin şu fikir etrafında örülebilir : Latîf Güç

Latîf : Varlığı maddî = cismî olmayan. Zarif. Hoş. Nazik. Lütuf da aynı kök. İyi, hoş, nazik, yumuşak, incitmeyen ikram. Bağış, memnun edici muamele.

Rabbin varlığı da fiilleri de latîftir. Ama bizler, kesîf (= yoğun, katı ve maddî/cismî) bir Rab tahayyül etmekte ısrar ediyoruz. Böyle bir Rab, incitir, yaralar.

İnsan, gücü çoğu zaman sertlikte arar. Oysa varlığın derinliklerinde işleyen kudret, çoğu zaman sessizdir, gürültüsüzdür, gösterişsizdir.

Bulutların taşıdığı tonlarca suyun damlalara ayrılarak yeryüzüne indirilmesi bir güçtür. Fakat bu güç yaralayarak değil, hayat vererek tecellî eder.

Tohumun toprağı yarıp filiz vermesi bir güçtür. Fakat bu güç bağırmaz.

Bir çocuğun ana rahminde şekillenmesi bir güçtür. Fakat bu güç görünmez.

İnsan kalbinde yıllarca taşınan bir düğümün çözülmesi bir güçtür. Fakat bu güç zorlamaz.

Bu yüzden Rabbin kudreti ile insanın güç tasavvuru arasında büyük bir fark vardır.

İnsan, kesîf güce hayrandır. Rab ise çoğu zaman latîf güçle tecelî eder.

Rahmetin yağmur gibi damla damla inmesi, lütfun insan hayatına yavaş yavaş nüfuz etmesi, hakikatin kalpte adım adım açılması hep aynı hakikate işaret eder : En büyük güç, her zaman en sert görünen güç değildir.

• Bazen en büyük güç, yaralamadan değiştiren güçtür.

• Bazen en büyük güç, kırmadan eğiten güçtür.

• Bazen en büyük güç, incitmeden nüfuz eden güçtür.

İşte Latîf ismi, bize kudretin bu yüzünü gösterir. Çünkü ilâhî kudret yalnızca sonsuz değildir; aynı zamanda latîftir.

Ve belki insanın en büyük yanılgılarından biri, kudreti yalnızca kesafette araması; latîf gücü ise güçten saymamasıdır. Bu yüzden insan, yağmura sadece su, lütfa sadece tesadüf, inceliğe ise zayıflık gözüyle bakar.

Oysa hayatı taşıyan şeylerin önemli bir kısmı gürültüyle değil, sessizce çalışır.

Varlığın derinliklerinde hükmeden güç, çoğu zaman kesîf kuvvet değil; latîf güçtür.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

MÂÛN NE DİYOR?!.

KİP