SINIR : BU YAKA-ÖTE YAKA
SINIR : BU YAKA-ÖTE YAKA
Bir sınır var; bu sınır, görünür değil ama hissedilir.
Bu, bilginin bitip yorumun başladığı yer değil sadece; iradenin “seçiyorum” dediği, ama anlamın henüz tamamlanmadığı bir çizgi.
Bu yaka, bilmenin yeri.
BU YAKA
Bu yakada insan, ölçer, ayırır, tanımlar, karşılaştırır, biriktirir...
Epistemoloji burada çalışır; bilgi, parçalar hâlinde burada akar.
Sebep-sonuç, burada kuruludur. Dil, burada kullanılır. Nesneler burada ayrılır.
Bu netlik kontrol hissi üretir. Ve kontrol arttıkça soru da büyür : Bütün veya anlam nerede?!.
ÖTE YAKA
Öte yakada bilgi yetmez.
Orada bağ vardır, yön vardır, anlam vardır.
Metafizik burada başlar; çünkü artık mesele “ne”?! değil, “neden yaşadım”?! sorusudur.
Bu yaka, açıklamanın değil ilişkinin alanıdır.
Bu yakada parçalar değil, bağın kendisi ve bütün (hayat) konuşur.
SINIR
Sınır şudur : Ne sadece bilmek yeter, ne de sadece anlamak. Çünkü insan, bu yakada bilir ama öte yakaya iradî olarak yönelir veya yönelmez ama fiilî olarak yönelmek zorundadır, ve ölüm hariç, her yönelim bir seçimdir.
Ahlâk felsefesi burada devreye girer : Seçim, artık burada sadece epistemik değil, varoluşsaldır.
İKİ YAKA ARASINDAKİ İNSAN
Çoğu insan, sınırın bu tarafında yaşar; bazıları da sınırda. Bir ayağı bu yakada, veride, hesapta, dünyada; öbür ayağı öte yakada/ötede, anlamda, yönde, hesapta/hesap verebilirlikte.
Ve tam burada irade görünür olur : Hangi yakaya ne kadar ağırlık verileceğim?!.
SON
Belki de sınır, bir duvar değil, bir davettir.
Bu yaka, “gör” der. Öte yaka, “anla, aklını başına al” der.
İnsan ise ikisi arasında durur : Bilir ama yetinmez. Anlar ama tam kavrayamaz. Seçer ama tamamen sahip olamaz.
En iyisi Bilen’e inanmak = güvenmek ve teslim olmak. (Mümin : Güvenen/inanan. Müslüman, Müslim : Teslim olan.)
Yorumlar
Yorum Gönder