KUR’AN’DA GÖZYAŞI
Kur’an’da Gözyaşı
Sadece iki âyet vereceğim.
Kur’an’da 7 yerde ağlama fiili geçer. (9/82. 12/16. 17/19. 19/58. 44/24. 53/43. 53/60.)
“Ağlanacak halimize gülüyorsunuz!.” (53/60.)
“Onlar ağlayarak çeneleri üzerine kapanırlar; bu onların huşûunu artırır.” (17/109.)
Bu iki âyet, insanın hakikat karşısındaki iki farklı varoluş hâlini gösteriyor.
Biri örtme ve kaçış, diğeri ise temas ve çözülme hâli.
Necm 60’taki gülmek neyi temsil ediyor?!.
Buradaki “gülmek” normal neşe değildir.
Bu :
• Ciddiye almama,
• Hakikati hafife alma,
• Savunma mekanizması,
• Yüzeysellik,
• Kaçış,
• Kibir,
• İçsel uyuşma anlamına gelir.
Çünkü âyetin bağlamda :
• ölüm,
• hesap,
• vahiy,
• uyarı var.
Normalde bunlar insanı sarsmalıdır.
Ama âyet diyor ki : Siz sarsılmanız gerekirken eğleniyorsunuz.
Yani burada gülmek, hakikate karşı kapanmanın işareti.
Bu modern dünyada çok görünür bir hâl :
• Her şeyi mizaha çevirme,
• Hiçbir şeyi ciddi almama,
• İronik bilinç,
• Sürekli eğlence,
• Sürekli dikkat dağıtma.
İnsan bazen gülerek kaçıyor. Çünkü insan, ağlamak zorunda kalırsa :
• Faniliği,
• Boşluğu,
• Korkuyu,
• Suçluluğu,
• Anlam krizini hissedecek.
Dolayısıyla Necm’deki gülme, bir neşe değil, bir “örtü” mekanizması.
17/109’daki ağlamak neyi temsil ediyor?!.
Burada tam tersi bir durum var.
Hakikate temas eden insanın :
• Egosu çözülüyor,
• Kontrolü gevşiyor,
• Kibri kırılıyor,
• Bedeni secdeye iniyor.
Çok önemli bir ifade var : “Çeneleri üzerine kapanırlar.”
Bu, iradî bir estetik poz değil; taşınamayan hakikatin insanı aşağı indirmesi.
Yani burada ağlama, bilgi değil ontolojik temas.
Sadece “anlamak” değil; hakikatin insanın içine işlemesi.
Bu yüzden :
• Secde,
• Gözyaşı,
• Huşû aynı cümlede birleşiyor.
Çünkü insan ilk defa kendi yerini görüyor.
• Sınırlı olduğunu,
• Muhtaç olduğunu,
• Fânî olduğunu,
• Merkez olmadığını anlıyor.
İki âyet arasındaki temel fark
Bence mesele şu :
• 53/60, hakikatten kaçış; 17/109, hakikate teslimiyet
• Yüzeyde kalma × Derine inme
• Savunma × Çözülme
• Ego koruması × Egonun kırılması
• Gürültü × Huşû
• Eğlenceyle örtme × Göz yaşıyla açılma
Birinde insan hakikati “taşımamak” için gülüyor; diğerinde hakikat insanı taşıyamaz hâle getiriyor.
Daha derin bir okuma
İnsan bazen gerçekten üzgün olduğu için değil, hakikate değdiği için ağlar.
Mesela :
• Kur’an dinlerken,
• Secdede,
• Ölümü düşünürken,
• Büyük bir merhamet görünce,
• Kendi aczini fark edince.
Çünkü bazı bilgiler zihni değil, varlığı yarar. İsrâ’daki ağlama biraz da budur.
Necm’de ise insan, o yarılmayı engellemeye çalışıyor. Gülme burada bir “savunma duvarı” hâline geliyor.
Meseleyi modern çağ açısından okursak
Bugün insanlığın büyük kısmı sürekli :
• İçerik,
• Hız,
• Mizah,
• Tüketim ile dikkati dağılıyor; ağlaması gereken yerde eğleniyor.
Çünkü sessizlik gelirse, “derin soru” gelir. Ve derin soru bazen göz yaşını çağırır. Derin soru nedir?!. Ne olacağım, sonum ne olacak?!.
Bu yüzden modern insanın en büyük korkuları : Yalnızlık, belirsizlik ve çaresizlik.
Yorumlar
Yorum Gönder