KÜN = OL, EMİR = BUYRUK VE VARLIK

#Kün #Ol # Emir #Buyruk #OntikEmir #EtikEmir #Oluş #Rağmen #Agamben #Kierkegaard #Sevgi #Bilgi #Yön #Rıza #EşeddüHubbenlillah #Fedakârlık 

Kün = Ol, Buyruk ve Varlık : Ontik ve Normatif Emir Üzerine Bir Sentez

1. Başlangıç : “Kün = Ol” ve Varlığın Dili

Temel soru şudur :

• “Ol” bir emir ise kime verilir?!.

• Henüz var olmayan bir muhatap nasıl emir alabilir?!.

Bu noktada klasik emir mantığı zorlanır. Çünkü emir yapısı normalde :

• Âmir.

• Emir.

• Memur (muhatap) üzerine kurulur.

Fakat “Kün” bağlamında muhatap henüz yoktur.

Bu nedenle “emr” kavramı yalnızca buyruk değil, aynı zamanda :

• İş.

• Oluş.

• Tahakkuk anlamlarını da içerir.

Sonuç : “Kün” bir iletişim değil, varlığın açılışıdır.

2. Ontik ve Normatif Emir Ayrımı

Ontik (tekvînî) Emir “Ol” :

• Varlık üretir.

• Zorunludur.

• İtaat/itiraz alanı yoktur.

Normatif (teşrîî) Emir “Yap/Yapma” :

• İnsanı muhatap alır.

• Seçim içerir.

• Sorumluluk üretir.

Temel soru : Bu iki emir türü ayrı gerçeklikler midir, yoksa aynı kaynağın farklı tezahürleri mi?!.

3. Giorgio Agamben : Buyruk ve Ontoloji

Agamben’e göre buyruk sadece davranış üreten bir komut değildir.

Özellikle “arkhe” kavramında :

• Başlangıç.

• Hüküm.

• Yönetim aynı kökten gelir.

Yani arkhe aynı zamanda buyurma yapısıdır.

Agamben’e göre Buyruk :

• Sadece bir şey yaptırmaz.

• Gerçeklik üretir.

• Özne kurar.

Dolayısıyla buyruk, dilsel değil ontolojiktir.

Modern dünyada bu yapı daha görünmez biçimlerde sürer :

• Üret.

• Optimize ol.

• Perform et.

• Görünür ol.

Bunlar açık emir değil, içselleştirilmiş buyruklardır.

4. İnsan : Rağmen Yapısı ve Seçim Alanı

İnsan :

• İsyan edebilir ama itaat eder.

• İtaat edebilir ama isyan eder.

Bu “rağmen” yapısı değerin doğduğu yerdir.

Çünkü :

• Zorunlulukta değer yoktur.

• Alternatifin olduğu yerde seçim vardır.

Seçim ise :

• Sorumluluk.

• Anlam ve

• Ahlâk üretir.

5. Sevgi Dönüşümü : Bilgi → Yön

Bilgi :

• Ne var? sorusunu cevaplar ama insanın asıl sorusu : Ben neye yönelmeliyim?!.

Bu noktada sevgi devreye girer. Sevgi :

• Yön belirler.

• Merkez kurar.

• Ağırlık noktası oluşturur.

6. Fedakârlık Katmanı

Şehitlik

• Kendi varlığını verir.

İbrahimî Teslîmiyet

• Kendinden daha çok sevdiğini verir.

Burada mesele davranış değil, sevgi merkezinin yeniden kurulmasıdır.

7. “Eşeddü hubben lillâh”

Allah’a karşı daha güçlü bir sevgi.

Burada sevgi yok edilmez.

• Hiyerarşilenir.

• Merkezileşir.

Sonuç : Allah sevgisi diğer sevgileri iptal etmez; onları düzenler.

8. Kierkegaard : Sıçrama ve Dönüşüm

Kierkegaard iman için “sıçrama” der.

Eleştirel yaklaşım : Bu sıçrama değil, kemâlî bir dönüşümdür.

Yani:

• Âni kopuş değil.

• İçsel olgunlaşma.

• Ve süreç.

9. Ontolojik Temel : “Lem Ekü Şey’en”

İnsan yokken var edilmiştir.

Bu şu anlama gelir : Varlık sahiplik değil, verilmişliktir.

10. Rıza ve Son Yönelim

Verme/k, karşılık için değil, yöneliş içindir.

Daha derin form : “O’nun rızası için veriyorum.”

Buradaki ilişki, alışveriş değil, yöneliş ve teslimiyettir.

11. Genel Sentez

• Kün : Varlığı açan ontik emir

• Normatif emir : Varlık içindeki yönlendirme.

• Agamben : Buyruk = gerçeklik ve özne üretimi.

• İnsan : Seçim alanı. (“rağmen”)

• Sevgi : Merkez kurucu güç.

• Fedakârlık : Sevginin hiyerarşisi.

• Rıza : İlişkinin nihâî yönü.

Tek Cümlelik Özet

Varlık “kün” ile açılır, buyruk gerçeklik üretir, insan “rağmen” seçimiyle sevgi merkezini kurar ve bu merkez üzerinden varlığı rıza yönüne dönüştürür.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

MÂÛN NE DİYOR?!.

KİP