İNSANIN OLUŞUNUN ONTİK VE ETİK DÜZEYİ
#Oluş #Emir #OntikEmir #EtikEmir
İnsanın Oluşunun Ontik ve Etik Düzeyi
İnsan meselesini iki düzeyde okumak gerekir :
• Ontik/ontolojik düzey.
• Etik düzey.
Bu iki alan karıştırıldığında insan ya tamamen edilgenleşir, ya da Tanrı’dan kopuk bağımsız bir özneye dönüşür.
Asıl mesele, bu iki alanın birbirine nasıl bağlandığıdır.
1) Ontik Düzey : “Kün” ile Varlığa Çıkış
İnsan, kendi kendini var etmez.
• Varlığı verilidir,
• Kudreti verilidir,
• Zamanı verilidir,
• Aklı verilidir,
• İmkânları verilidir.
Bu yüzden insanın ilk varoluşu ontik olarak ilâhî fiilin sonucudur.
Burada insan seçilmiş değil, yaratılmıştır.
“Kün” emri insanı oluş sahnesine çıkarır, ama onu tamamlanmış bir varlık hâline getirmez.
Dolayısıyla insanın ontik varlığı verilmiş bir başlangıçtır.
2) İnsan Neden “Tamamlanmamış”tır?!.
Çünkü insan :
• Taş gibi zorunlu,
• Melek gibi sabit,
• Hayvan gibi tamamen içgüdüsel değildir.
İnsan, açık bırakılmış, yönsel bir varlıktır, ne olacağı kesinleştirilmemiştir.
Bu yüzden insan, sadece “olan” değil, “olacak olan”dır.
İşte etik alan burada başlar.
3) Etik Düzey : Yap-Yapma Alanı
Ontik düzlem varlığı verir.
Etik düzlem ise varlığın yönünü belirler. Burada :
• Emir,
• Yasak,
• Sorumluluk,
• Niyet,
• Tercih,
• Amel
devreye girer.
“Kün”, insanı var eder.
“Yap-yapma”, insanın kim olacağını belirler.
Bu yüzden etik emir, dışsal hukuk değil, insan oluşunun koordinat sistemidir.
4) İnsanın Asıl Oluşu
İnsan biyolojik olarak zaten vardır.
Ama hakikî anlamda “oluş”, etik sahada gerçekleşir.
Çünkü insan :
• Yaptığı tercihlerle,
• Yöneldiği hakikatle,
• Niyetiyle,
• Ameliyle
kendini inşâ eder.
Bu yüzden insanın asıl oluşu etik bir oluştur.
5) Kötülük Problemi Burada Nasıl Çözülüyor?!.
Allah, ontik olarak varlık verir.
Ama insan, etik olarak yönünü belirler.
Dolayısıyla kötülük : Bağımsız bir ontolojik güç değildir ama gerçek bir etik sapmadır.
Bu modelde tevhîd de sorumluluk da korunur.
6) İnsan ve Yakınlık
İnsan hiçbir zaman Mutlak olmaz; mümkün varlıktır, Mutlak Varlık’a dönüşmez.
Ama insan :
• Hakikate yaklaşabilir,
• Kendini hizalayabilir,
• Yönünü doğrultabilir.
Bu yüzden, etik oluş, ontolojik dönüşüm değil; yönsel yakınlaşmadır.
Tasavvufun :
• Kurb,
• Tezkiye,
• Fenâ,
• Takvâ
gibi kavramları burada anlam kazanır.
7) Nihâî Formül
Bütün bunları şu çekirdek yapıda toplayabiliriz :
• “Kün”, insanı varlık sahnesine çıkarır.
• Etik emir, insanın ne yönde oluşacağını belirler.
• İnsan, verilmiş ontik varlık içinde etik olarak kendini inşâ eder.
• Hakikî oluş, insanın hakikate verdiği etik cevapta ortaya çıkar.
Bu yüzden insanın varlığı verilidir; ama hakikî oluşu, yönü ve cevabı açık bırakılmıştır.
Görünüşü insan olanların çoğu, henüz insanlıklarını tamamlayamadan bu dünyadan göçüp giderler.
Yorumlar
Yorum Gönder