ESMÂ-ÜL HÜSNÂ
“Allah’ın Güzel İsimleri”
İsmi, sıfat niteler. “Allah’ın Güzel İsimleri” O’nun aynı zamanda sıfatlarıdır.
İsim, aynı zamanda fâildir. (= öznedir) Fiil (= her hangi bir iş) yapmayan isim, pasiftir = ölüdür. Allah ise, Hayy-ül Qayyûm’dur. Öyleyse, “Allah’ın Güzel İsimleri” aynı zamanda O’nun Fiilleri = Ef’âlidir de.
Allah’a kulluğu ritüellere (şeklî ritlere, belli merasim veya törenlere) indirgemek, ve buna da “ibâdet” (= kulluk) demek, O’nu hayatımızdan kovmak veya uzaklaştırmaktır. Oysa O, “Ahkâm-ül Hâkimîn ve Rabb-ül Âlemîn”dir.
Kulluk, O’na güzel (= ihsan) bir şekilde güvenmek (= iman), itaat etmek ve teslimiyet (= islâm) göstermektir. İhsan, biz O’nu görmesek de O’nun bizi gördüğünü bilmektir. İman, İslâm ve İhsan. = Cibril Hadisi.
...
.ان لله تسعة وتسعين اسما، من احصاها دخل الجنة
“Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları ihsâ ederse, cennete girer.” (Buharî. Tevhid, 12. Müslim. Zikir, 5.)
İhsâ, sadece ezbere sayma (= ezberleme) değil; ayrıntılı bilme ve anlama, o bilgiyi ve anlamayı iliklerimize kadar hissetme demektir. Kelime (= ihsâ/ahsâ), Yâsin 12. âyet dâhil, Kitâb’ta 11 yerde geçer.
İşin kolayına kaçarak, her bir ismin âlemdeki ve bizdeki tecellîlerini “görmeden”!, ve gereği gibi yaşamadan, O’nun 99 ismini anlamadan ezberlemek, bizi cennete sokar (= koyar) diye düşünüyorsak, yanılıyoruz demektir.
Rabbimiz Allah, O İsimleri (Sıfatları ve Fiilleri) ile kâinatın ve bizim üzerimizde aktif. O İsimlerinden biri de, El-Halîm. (= Hilm sahibi, acelesi yok, demek.)
Yorumlar
Yorum Gönder