ÖNCE SÖZ VARDI...

Sonra da bişey yok.

Söz, değişime uğruyor ama bizler, bu değişimleri fark edemiyoruz.

Yuhanna İncil’i “önce Söz vardı.” diye başlar ve “Söz Tanrı idi.” diye devam eder...

Söz, logostur. Logos, felsefenin ve teolojinin (= ilâhiyatın) anahtar kelimelerinden biridir.

İslâm ilâhiyatı, Hristiyan ilâhiyatı gibi Sözle (= Logosla) Tanrı’yı bir tutmaz. Sözü (= Logosu), Tanrı’nın Kelâm’ı ve Eylemi (= Fiili/Fiilleri, İşleri) olarak görür.

Kur’ân (= Kitâb), Tanrı’nın Sözlü Kelâm’ı = Vahyi; kâinat, Tanrı’nın Eylemi = Fiilî Sözüdür.

...

Tanrı’nın Sözü, Tanrı değildir.

İnsanın sözü de insandan ayrıdır ama insanındır.

Tanrı, bişeyin olmasını (= oluşmasını) dilerse, “Ol”! der, o şey, hemen oluverir. = “... kün feyekûn.” (36/82.)

Kün (= Ol), bir emir sözüdür. Tanrı emreder, melekleri de (= kulları da) yapar. Emrin, bir anlamı da iştir. “... elâ leHül halqu vel emr...” (7/54.) Aslolan = kalıcı olan, Tanrı’nın Emridir = Sözüdür.

Sadece O, bâkîdir. = Hüv-el Bâkî; gerisi bir hevestir. ‘Allah bes, bâkî heves.’

Kalıcı sözler, O’nun Sözü ile uyumlu sözlerdir. O’nun Sözüne uymayan sözler, aldatıcı (= şeytanî) sözlerdir ve etkileri geçicidir. O sözleri söyleyen şeytanlar (şeytanlaşmış insanlar), bunu çok yakında itiraf edeceklerdir.

“Şeytan : Gerçek şu ki Allah, size gerçekleşmesi kaçınılmaz kesin bir söz vermişti!. Ben de (her fırsatta) size birtakım sözler verdim ama sizi hep yüzüstü bıraktım (= hep aldattım). Benim sizin üzerinizde gerçekte bir nüfuzum (= gücüm) yoktu; sizi sadece çağırıyordum, siz de (benim bu çağrıma) icabet ediyor/uyuyordunuz. Onun için beni suçlamayın, yalnızca kendinizi suçlayın. Bugün, ne ben sizin imdadınıza yetişecek durumdayım, ne de siz benim imdadıma yetişebilecek durumdasınız; ben sizin vaktiyle beni (Allah’a) ortak koşmanızda bir doğruluk payı olduğunu da her zaman reddetmiştim (= kabul etmemiştim). Doğrusu, tüm zalimleri çok can yakıcı bir azap beklemektedir.” (14/22.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP