ŞÖHRET
Herkes (çoğu kişi) tarafından tanınma, meşhur olmadır şöhret.
Şöhret, iyi yönetilemezse çook tehlikelidir.
Şöhreti iyi yönetmek (de) tevhîde (= dine) bağlılıkla mümkün.
...
Kısa yoldan şöhret olmak için, ya sanatçı ya topçu ya da siyasetçi olmak gerekiyor.
...
Kalıcı (uzun süreli) şöhret için, kalıcı işlerle uğraşmak şart.
...
İnsanların övgüsü, insanı hem aldatır hem de şımartır.
Uzun süreli (kalıcı) şöhret için Rabbimizin övgüsüne mazhar olmamız şarttır.
Muhammed, övülmüş demektir.
Kişiyi Rabbi överse, onu Kendi Adıyla aynı cümlenin içine ve kıyamete kadar insanların diline ve kalbine koyar. “Lâ ilâhe illâ-l Allah Muhammed-ür Rasûlüllah.”
...
İnsanların övgüsü (= insanlar arasında şöhrete ulaşmak), hem geçicidir hem de iyi yönetilemezse çook tehlikelidir; egoyu (= ego balonunu) şişirir; ve bu balon patlarsa, kişi mahvolur.
Ego balonunun patlamaması için, kişinin haddini bilmesi şarttır.
Had bilmek de Rabbi bilmekten (= zikretmekten) geçer.
Rab bilinirse (= zikredilirse), Rab de bizi “zikreder”!.
“vezkürûnî, ezkürküm...” (2/152.)
Yorumlar
Yorum Gönder