HACC
Hacc : Hakk’a Hüccet, Bâtıla İsyân : Haccın Ontolojik Manifestosu Giriş Kelimenin İzi : H-C-C Kökü ve Zihinsel Kasıt İnsanlığın en kadim eylemlerinden biri olan Hacc, ne coğrafî bir yer değiştirme ne de mukaddesat/din turizmidir. Bu büyük ibâdetin hakikatinde, dilin derinliklerinde semitik köklerin taşıdığı ilk anlam gizlidir. Sami dillerinde ve Arapçada H-C-C (ح-ج-ج) kökü; rastgele bir gidişi değil, belli bir amaca doğru kararlılıkla yönelmeyi, saklanamayacak kadar açık bir delil (hüccet) sunmayı ve bir iddiayı ısrarla savunmayı ifade eder . Kelimenin türevleri dilin haritasına şöyle dağılır : Hucce (Hüccet) : Zihni ikna eden, şüpheyi ortadan kaldıran sarsılmaz delil, burhan, senet. Muhâcce : Karşılıklı delil yarıştırmak, bir fikri savunmak, tartışmak. Hacc : Sağlam bir gerekçeyle, sarsılmaz bir niyetle mutlak bir merkeze kasıtla yönelmek. Âl-i İmrân Suresi 20. âyet tam da bu dilsel kökte durur : “ Fe-in hâccûke fe-kul eslemtü vechiye lillâh...” = Eğer seninle hüccet yarıştırıp tart...