BORU MU?!.
Boru : İçinden su, gaz, petrol, vb. şeylerin aktığı iki ucu açık âlet.
Tüm dünyada, yerin/toprağın ve denizlerin altına döşenmiş boruları (boru ağlarını), bunlardan akan ve evlerimize kadar gelen suyu, doğalgazı ve petrolü düşünün...
Elektrik ve internet kabloları da bir tür “boru”!; onların da içlerinden enerji ve veri (= elektrik ve bilgi/malûmat) akıyor.
Ya vücudumuzdaki damarlar, sinirler ve bağırsaklar!...
Bütün bunlar boru mu = küçümsenecek, önemsenmeyecek, az-buz bi şey mi?!.
Bu boruların içinden akanlar (= su, gaz, kan, uyarı, vb.) nereden nereye ve niçin akıyorlar?!.
Pekiî kablosuz (= wireless) akanlar = görünmez “elektro-manyetik dalgalar/borular.”...
Bi çoğu, belli bir süre yatay akıyor ama hepsi, sonunda dikeye dönüyor.
Yatay akım, entropi yasası gereği, dikey akım olmazsa, biter, çöker. Kapalı sistemler, dışarıdan (= başka sistemlerden) enerji alamazlarsa, içlerindeki enerjiyi bitirince sönerler.
Özelde, içinde yaşadığımız dünya, genelde tüm âlem, açık bir sitemdir. Âlemi (= evreni, kâinatı) besleyen, âlemlerin Rabbidir, ve O Rabbin “enerjisi”!, Kendindendir; O, Es-Samed’dir.
O’nu tanımayanlar ve O’na kulluk etmeyenler, olup-bitenleri (sadece bir) “boru”! olarak görürler. Oysa, bütün bunlar, bu yaşananlar “boru”! değildir.
“Boruysa”! bile, bu “borudan” geçen tüm “veriler” O’na yükselir ve O, tüm “verileri” değerlendirir; kime ne gelmiş, kimden ne gitmiş, en ince ayrıntısına kadar bilir.
Gelen, neden geldi = gelenle ne yaptık (= ne ürettik) ve ne gönderdik, bilmeliyiz. Bugün bilmiyorsak, yarın bileceğiz, öğreneceğiz.
“kellâ seye’alemûn; sümme kellâ seye’alemûn” (78/4-5.) “kellâ sevfe te’alemûn; sümme kellâ sevfe te’alemûn.” (102/3-4.)
Yorumlar
Yorum Gönder