UYANMA ZAMANI : RAMAZAN

Uyanma ve Kendine Gelme Zamanı : Ramazan

Sessizlik, Uyku ve Rahatsızlık

Sokakta bir hırsızlık olsa, hemen tepki gösterirdik. Peki ya hırsızlık rakamlarda olursa?!. Enflasyon, bütçe, faiz ve maaş zamları üzerinden sessizce gerçekleşen kayıplar, hayatımızı etkiliyorsa... Küçük yatırımcılar, asgarî ücretle çalışanlar ve emekliler sürekli kaybediyorsa...; hep büyük sermaye avantajlı çıkıyorsa... bu da bir hırsızlık (= rafine soygun) değil midir?!.

Bu soyguna sessiz kalmak, vicdanın uyuması demektir. Sistem böyle işliyor, diyerek geçiştirdiğimiz her durum, haksızlıkların sürmesine dolaylı onay vermek demektir. Bu uyku, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bilinç kaybıdır.

Dindar görünen veya din maskesi altında güven sağlayan kişiler bile, bu maskelerin ardında sessiz kalabilirler. Bu durum bizde bir rahatsızlık hissi uyandırmıyorsa, vicdanların uyanması, farkındalık, açık ve gizli haksızlıklara dur demek, mümkün olmaz; sadece şikayet eder-dururuz; ve belli bir süre sonra da olup-bitenleri kanıksamaya başlarız.

Ramazan, Vicdanların Uyanma-Silkinme Zamanı Olmalıdır

Ramazan, vicdanları uyandıran ve silkeleyen bir fırsata dönüşmelidir.

Oruç, açlık ve sabır aracılığıyla, hem kendi davranışımızı hem toplumsal düzeni sorgulamamızı sağlamalıdır.

Tezekkür (hatırlama) ve yakaza (uyanıklık), vicdanın kabuğunu kırmalı, bizi kendimize getirmeli ve harekete hazırlamalıdır.

İbâdet ve ritüel, sadece görünüş için değil, bireysel ve toplumsal sorumluluk bilinciyle, haksızlıklara dur demek için yapılmalıdır.

Kur’an, Ramazanda inmeye başladı. Kur’an, temiz vicdanlara iner. Eğer Onu aklımıza ve vicdanımıza gerçekten indiremiyorsak, Ramazanda ne kadar mukabele okursak okuyalım, değişim ve dönüşüm gerçekleşmez. Ama vicdanlar açılır, rahatsızlık hissiyle yüzleşir ve toplumsal haksızlıklara dur demeye başlarsak, Ramazan/Kur’an gerçek bir dönüşüm zamanı hâline gelir.

Farkındalık ve Eyleme Geçmek

Değişim, sessizliğin ve tepkisizliğin uyumasını fark etmek ve vicdanı uyandırmakla başlar. Açık ve gizli/rafine soygun ve haksızlıklar, ancak bireysel ve toplumsal bilinçle kırılabilir.

• Her kaybı fark etmek ve her sessizliği sorgulamak, vicdanı ve toplumu uyanık hâle getirir.

• Ramazan ve Kur’an, uyuyan vicdanın kabuğunu kırmak, sessizliği bozmak ve adâleti güçlendirmek için manevi bir rehber işlevi görür, görmelidir.

• Ramazanda, Kur’an’ı aklımıza ve vicdanımıza gerçekten indiremiyorsak, ne kadar mukabele okursak okuyalım, düzelme/düzeltme ve harekete geçme mümkün olmayacaktır.

Vicdanın ve toplumun uyanışı, farkındalıkla ve her türlü haksızlığa dur demek ile başlar; bu, sessizliği/tepkisizliği kırar, maskeleri düşürür ve rafine soygun döngüsünü sona erdirir.

İnşallah, bu Ramazan bizi uyandırır. Bâri bu Ramazanda, maskeleri düşürelim; tüm gerçekleri çıplak/apaçık bir şekilde görelim.

Ramazanınız “hayırlı-mübârek” olsun.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP