KISIRDÖNGÜ
Kısırdöngü
Ramazan orucu ve yardımlaşma, insan ruhu için bir fırsat olmalı. Ama günümüzde çoğu zaman tam tersi bir tabloyla karşılaşıyoruz : Açlık, Allah’a güveni güçlendirmek yerine mala ve yiyeceğe bağımlılığı artırıyor. Oruç, önce bireyin kapitalist reflekslerini kırmalı, sonra Allah’a teslimiyeti güçlendirmelidir. Eğer bu bilinç canlı tutulmazsa, ibâdet olarak orucun işlevi bozulur ve tüketim kültürünün bir parçası hâline gelir.
Ramazanda yardımlaşma artıyor, ama çoğu zaman bu, sistemin yarattığı açıkları kapatıyor; sistem sorgulaması yapılmıyor. Yardım malzemeleri de genellikle sistemin kendi ürünlerinden oluşuyor. Düzen, kendi yarasını kendi mallarıyla bize sardırıyor. Çoğu yardım kurumlarının yöneticileri, sistemin zengin ettiği kişiler; yardımlar da çoğu zaman vicdan rahatlatma veya prestij için yapılıyor. Bu yardımlar geçici rahatlama sağlasa da yapısal adâletsizliği değiştirmiyor.
Eğitim ve entelektüel alanlarda da benzer sorunlar var. Alternatif modeller üretecek entelektüeller yetişmiyor. Üniversiteler, okullar ve kurumlar mevcut düzenin kadrolarına adam yetiştiriyor. Uzmanlar, sistemin ürettiği sorunları düzeltmekle yetiniyor.
İlmin hayattan kopuk öğretilmesi, sermaye olarak görülmesi, kurumsallaşması ve âlimlerin ilmî sorumluluklarının zayıf olması, toplumsal dönüşümü engelliyor.
Çözümün temeli zihniyet değişiminde yatıyor. Önce şahsiyet model alınmalı : Muhammed-ur Rasûlüllah örneğinde olduğu gibi, ilmiyle âmil âlimler topluma örnek olmalı. Bu kişiler bilgiyi yaşayan, bedel ödeyen, mala ve güce bağımlı olmayan, cesur ve sorumlu insanlar olmalı. Onların çevresinde bilinçli topluluklar oluştuğunda, yapısal dönüşüm mümkün hâle gelir. Böyle bir zihniyet değişimi olmadan yapılan yardımlar sistemin işine yarıyor ve her geçen gün/yıl makas açılıyor.
Özetle formül şudur : Şahsiyet → Topluluk → Yapı. Yardım sadece dağıtım değil, bilinç de üretmeli. İlmiyle âmil âlimler yetiştirilmeli, bunların yetişmesi için uygun ortamlar hazırlanmalı. Alternatif üretim ve dayanışma ağları kurulmalı; sistemin ürettiği bağımlılıklar kırılmalı. Oruç ve Ramazan, mala güveni kırmak ve Allah’a güveni güçlendirmek için bir araç olmalı; tüketim kültürüne teslim olunmamalı.
Kısırdöngü, ancak bu tür bir bilinç ve örneklikle kırılabilir.
Başka bir önerisi olan varsa, söylesin.
Yorumlar
Yorum Gönder