YARALI GÖNÜLLERE ŞİFA : RAMAZAN KOLİSİ

Yaralı Gönüllere Şifa : Ramazan Kolisi

Sevgili dost! Bu Ramazan kolisi, yaralı gönüller için hazırlanmıştır. Amacı, sana iç-dış yaralar üzerinden umut dağıtmak değil; görev bilinci ve kulluk bağını hatırlatmak ve orada huzuru bulmanı sağlamaktır.

1. Yara ile Yüzleşmek

Yara, içerideki ve dışarıdaki çarpıklığı hissetmek ve kabullenmekle başlar.

Asıl görev, kulluktur. Kulluk, yarayı iyileştirmek veya yapılan amellerin sonucunu görmek değil, görev bilinciyle doğru işler yapmayı ısrarla sürdürmektir.

2. Görev Bilinci ve Çizgiyi Korumak

İmtihanda ölçüt, başarı değil, çizgiyi bozmamaktır.

Bize düşen, başka ilâhlara eyvallah etmeden, görev bilinci ve kullukla doğru olanı yapmak; iç ve dış yaralar karşısında sorumluluklarımızı eksiksiz yerine getirmektir.

Her eylem, söz ve niyet, bu görev bilinci ile yapılmalıdır.

3. Kulluk : Yol ve Pusula

Kulluk, yalnızca ritüel değildir; hayatı ibâdet alanı hâline getirmektir.

Her hâl ve şartta kalp ve akıl, O’na yönelmiş olmalı; ritüel ve pratikler bunu somutlaştırmalı.

Görev bilinci, kullukla birleştiğinde bu, içsel huzurun en güvenli kaynağı hâline gelir.

4. Küçük Adımların Önemi

Çabalar, görünürde küçük veya yetersiz olabilir; çoğu zaman yaraların iyileşmesini de garantilemez, ama önemli olan yön ve sürekliliktir.

Her doğru davranış, sabırlı nefes ve niyet, iç-dış yaralar arasında köprü kurar; sonuçları değil, yol üzerindeki duruşu önemser.

5. Çizgiyi Bozmadan Doğal Ölümü Beklemek

Bu bekleyiş, kaçış veya umutsuzluk değil; imtihan süresinin doğal sınırına saygı ve çizgiyi koruma = sırat-ı müstekîmden ayrılmama bilincidir.

Güzel ölüm, hayat boyunca doğruluktan sapmamakla mümkündür.

Görev bilinci ve kulluk içinde ecelin yaklaşması, sınavın tamamlanmasıdır.

6. İtibar ve İzzet

İtibar, başkalarının gözünde değer görmekle ilgilidir; beklentiye ve sonucu görmeye bağlıdır.

Bu beklenti, başarılı çalışmaların sonucunu görme ile şekillenir.

Oysa dış dünya değiştikçe, toplum çürüdükçe veya adâletsizlikler arttıkça itibar dalgalanır, kırılır veya kaybolur.

Bu yüzden itibar, güvenli bir dayanak değildir; bağımlı olduğu şey, başkalarının takdiri ve geçici sonuçlardır.

İzzet ise, içsel saygı ve değerdir; bu da görev bilinci ve kullukla doğrudan bağlantılıdır. Tüm Izzet, O’nundur. Ne kadar O’na kulsak, o kadar ızzetliyizdir.

Önemli olan, dışardan takdir veya sonuç görmek değil; ne yaptığını bilerek, niyeti ve çizgiyi koruyarak yol almaktır.

Zik-zak yapmadan yürümek, sırat-ı müstakimden sapmamak, işte gerçek ölçüt ve kulluk budur.

Başka bir deyişle, görev bilinci ile yapılan her iş, sonuçları görünmese de doğru yolda olmanın ve içsel ızzetin anahtarıdır; ve bu, kişiyi dış dünyanın çürümelerinden ve belirsizliklerinden korur.

Ve bu hâl, bizi diri ve kendimizden emin kılar.

Bu paket/koli içindeki en değerli “gıda” da şudur : İçsel huzur ve değer, kulluk ve görev bilincindedir; dışsal başarı veya itibarda değil.

7. İçsel Huzurun Kaynağı

İç ve dış yaralar tamamen iyileşmeyebilir. Huzur, yaraların iyileşmesi veya dünyanın düzelmesinden değil, görev bilinci ile kullukta kalmadan gelir.

Mesele, ne kadar iyileştim veya iyileştirdim?! değil, şirke bulaşmadan görevimi yaptım mı yapmadım mı, çizgimi korudum mu korumadım mı?! meselesidir.

Sevgili dost, bu Ramazan kolisi sana huzurun ve yaralı gönüller için en güvenli limanın ve şifânın, dış dünyanın çürümelerinde değil; görev bilinci ile yapılan kullukta, çizgiyi bozmadan ve vicdanı lekelemeden ölebilmekte ve emâneti O’na içsel huzurla teslim edebilmekte olduğunu hatırlatır.

Gerisi O’nun işidir. “Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler.”


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP