UNUTMA VE ZİKİR

Bugün Unutma, Zikir/Hatırlama, Muhlis ve Muhlas

İnsan, özünde Allah’ı ve gerçek bilgiyi hatırlama potansiyeli ile yaratılmıştır. Fakat modern çağda, unutmak artık eskisi gibi masum bir gaflet değildir; çoğu zaman bilinçli bir yönlendirme ve rıza üretimiyle bağlantılıdır.

1. Bugün Unutma Masum mu?!.

Masum sehvî unutma : Kimi zaman dikkat dağınıklığı, yoğunluk veya farkında olmadan hatırlamamak sehvî unutma sayılır. Bu tür unutma, hatırlatma ve farkındalıkla yeniden canlanabilir.

Artık çoğu unutma masum değil. Modern yaşam, oyunları ve sistemleriyle sürekli dikkati dağıtıyor.

Kazanç ve konfor, insanı şükürden uzaklaştırıyor.

Eğlence ve tüketim, zihni meşgul ediyor.

Bilgi bombardımanı, hakikati fark etmeyi zorlaştırıyor. Bu unutmalar çoğu zaman bilinçli veya yarı bilinçli rıza ile gerçekleşiyor; insan çoğu zaman istemeden ama sistematik olarak dikkati başka yönlere kaydırıyor.

Kasdî unutma ve oyunlar : Şeytanın modern oyunları, yön bozan ve rıza üreten mekanizmalardır. İnsan, farkında olmadan bu oyunlara katılır; hatırlama potansiyeli gölgelenir.

2. Muhlis ve Muhlas

Muhlis, bugün unutmamak için direneni, yani uyanık kalmaya, nefsi ve dikkati Allah’a yönlendirmeye çabalayanı ifade eden bir kavramdır; modern oyunların ve dikkat dağıtıcı unsurların içinde direnendir.

Muhlas da unutmayanı, artık direnişe gerek kalmadan hatırlaması hayatın bütününe işlemiş olanı; hatırlamak onun için artık doğal hâle gelmiştir; unutma riski olmayanı ifade eden bir kavramdır.

3. Bugünün Zikri/Hatırlaması : Hayır ve Evet’in Sırası

Modern dünyada zikir artık eskisi gibi sadece “O’nu anmak” değil; iki adımlı bir süreç hâline gelmiştir :

  1. Hayır demek (lâ): Önce unutturanlara, gaflete ve dikkat dağıtıcı oyunlara hayır demek. Bu bilinçli bir direnç ve modern oyuna karşı sahici bir duruştur.
  2. Evet demek (illâ): Hayır dedikten sonra, aktif olarak O’na yönelme, hatırlama ve şükür pratiğini hayata geçirme.

Böylece bugün zikir, direnme + hatırlama olarak okunabilir.

  • Muhlis, hayır diyerek direnen, dikkatini O’na açan kişi.
  • Muhlas, artık hatırlamayı doğal hâle getiren, direnişe gerek duymayan kişi.

4. Zikir ve İbâdetin Bütünleşmesi

Bugün zikir ve hatırlama pratiği, sadece seccade başında, camide veya tekkede değil, hayatın her alanında yapılmalıdır.

  • İşte, sokakta, işte, evde, topluluk içinde veya yalnızken…
  • Her ân, dikkat dağıtıcı unsurlara hayır deyip, O’na evet demek, bir modern muhlis/muhlas pratiği hâline gelmeli.

Bu anlayışla, ibâdet = zikir; zikir = ibâdet olur.

Namaz ve diğer ibâdetler, artık sadece birer ritüel değil; hatırlamanın, direnmenin ve O’na yönelmenin araçları hâline gelir. Zikir de sadece kelime söyleme veya tekrarlama değil, ibâdet pratiğinin hayatın her ânına yayılmış hâli olur. “Ekîmi-s salâta li zikrî” (20/14) âyeti de böylece tam olarak anlaşılır.

5. Bugün Uyanmanın = Hatırlamanın Yolu

Bugün, uyanmanın ve uyanık kalmanın başka bir yolu yok. Modern oyunlar, dikkat dağıtıcılar ve şeytanî hîleler öyle bir hâle geldi ki, uyanıklık artık bilinçli direnmek ve hatırlamakla mümkün.

  • Muhlis olmak, her an dikkatini O’na açmak, unutturanlara hayır demek ve direnmektir.
  • Muhlas olmak, hatırlamayı hayatın doğal bir parçası hâline getirmek ve bu uyanıklığı sürekli kılmaktır.

Yani bugün uyanmak = direnmek + hatırlamak ve zikir/ibâdet pratiğini hayatın her ânına yaymakla mümkün.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP