KİM?!.

Kim?!.

Arapçada من . İlgi zamiri, ism-i mevsul.

Hangi kimse?!.

Bu soru, bir kimlik sorusu. Kişi, bu soruyu hem kendine hem muhatabına sorabilir : Ben kimim, sen kimsin, biz kimiz?!... Bu soru, bütün zamirlere sorulabilir.

Eylemlerle de ilişkilendirilebilir : Ben, seninle kim olarak konuşuyorum; biliyor musun?!. Sen, benimle kim olarak konuşuyorsun?!. Sen, beni kim olarak yargılıyorsun?!. gibi...

Sen, benim kim olduğumu biliyor musun?! da tehdit; sen kendini ne (kim) zannediyorsun?!. = Sen kimsin?! de aşağılama var.

Kabirde Münker-Nekir (sorgu) melekleri de : Rabbin kim, Nebîin (= Peygamberin) kim?!... diye soracaklar.

Kim/im?! sorusuna burada doğru dürüst cevap veremeyenler, ötedeki kim?! sorularına da doğru dürüst cevap veremezler. Bu yüzden, herkes burada kim olduğunu bilmeli. Çünkü kimlik : Kişilik ve kendiliktir; kimlikten, kişiliğe; kişilikten, kendiliğe varılır.

Kim olduğunu bilmeyen, kişi de olamaz kendi de.

Modern anlamdaki birey, kişi de değil kendi de.

“Rabbini bilen, kendini bilir.”

Birey, Rabbini bil(e)mediği için kendini de bil(e)mez.

Rabbi bilme, kişinin kendi üzerinden olur.

Kim sorusu cevapsız bırakıldığında, insan başkalarının verdiği kimliklerle yaşamaya razı olur.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP