DÜRÜSTLÜK
Dürüstlük
Epigraf : “Bugün beni kandırabilirsin, ama Allah’ı kandıramazsın; çünkü dürüstlüğün garantörü yalnızca O’dur.”
Dürüstlük, insanın iç dünyasında ve davranışlarında ortaya çıkan bir uyumdur. Bu uyum, en derin anlamıyla Allah’ın kalbimizi bilmesi ile bizim kendi iç farkındalığımızın uyuşmasıdır. Eğer kendi niyetimizi, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı fark edebiliyorsak ve bu, Allah’ın bildiğiyle uyum içindeyse, işte biz sıdk sahibiyiz, gerçek anlamda dürüstüz. Bu uyum bozulursa, kişi ister farkında olsun ister olmasın, sahtekar veya münafık hâline gelir.
Kendine Karşı Dürüstlük ve Nefs Muhasebesi
Tasavvufta nefs muhasebesi, insanın kendi içini gözden geçirmesi ve niyet-davranış uyumunu sorgulaması demektir. Bu süreç tamamen içseldir; başkası senin nefsini doğrudan göremez. Başkası sadece tetikleyici veya rehber olabilir: sözleri, öğütleri, örnek davranışları sadece farkındalık uyandırır.
Asıl muhasebe, kişinin kendi kalbinde ve vicdanında gerçekleşir.
“Alîmun bi-zâti’s-sudûr.” ifadesi, yalnızca Allah’ın kalbimizin tüm sırlarını ve niyetimizin gerçek saflığını bilmesi anlamına gelir. Başkaları bize farkındalık kazandırsa da, içimizde ne olup bittiğini yalnızca biz ve Allah biliriz.
Buradan çıkarılan prensip açıktır : İç-dış bütünlüğünü fark etmek ve samimi bir şekilde düzeltmek, nefs muhasebesinin temelidir.
Küçük Tezahürler : Günlük Sınavlar
Küçük tezahürler, günlük yaşamda iç-dış uyumu sınayan durumlardır. Örneğin :
- Verilen sözleri zamanında yerine getirmek.
- Haksızlığa sessiz kalmamak; başkalarının hakkını gözetmek.
- Kendi çıkarına uymayan doğruyu söylemek.
- Gün sonunda davranışlarını ve niyetlerini gözden geçirip eksiklerini fark etmek ve düzeltmeye niyet ve gayret etmek.
Bu sınavlarda kişi, içindeki rahatsızlığı fark edip düzeltmeye çalışıyorsa, Allah’ın bildiğiyle kendi farkındalığı arasında uyum başlar; bu kişi sıdk sahibidir. Aksi halde, farkında olmadan sahtekârlık veya münafıklık eğilimi gösterir.
Büyük Tezahürler : Cesaret ve Fedakârlık Sınavları
Büyük tezahürler, hayatın kritik sınavlarında ortaya çıkar. Burada niyet ve davranış uyumu, yaşam ve ölüm sınavlarıyla somutlaşır.
Şehit, bu zincirin en uç örneğidir. Şehit, küçük tezahürleri sürekli ve bilinçli olarak sürdürür ve bunu ölümüyle = hayatıyla ispat eder. O, şehâdetiyle makası kapatmıştır; onda, iç-dış bütünlük, niyet ve davranış uyumu, Allah’ın bilgisi ve kendi farkındalığı neredeyse eşitlenmiştir.
Dürüstlük Zinciri : Allah Garantörlüğü Ekseni
- Kendini bilmek : Niyet, duygu ve davranışları dürüstçe gözlemlemek. Psikolojide buna “öz farkındalık = behavioral congruence” denir. Kişi içsel değerleri ile dışsal davranışları arasındaki uyumu gördüğünde, ruhsal bir tutarlılık ve rahatlık hisseder; uyumsuzluk varsa rahatsızlık duyar. Bu rahatsızlık, kişinin içsel mücadelesini başlatır ve davranışlarını düzeltme yönünde doğal bir dürtü yaratır.
- Kendine karşı dürüstlük : Küçük tezahürlerde iç-dış uyumunu fark etmek ve düzeltmek.
- Farkındalık uyandırıcı dış etkenler : Başkalarının söz ve davranışları, iç sorgulamayı tetikleyebilir; ama muhasebe içseldir.
- Rabbe karşı dürüstlük : Niyet ve davranış Allah’ın bilgisiyle uyumlu hâle gelir; Allah dürüstlüğün garantörüdür.
- Küçük tezahür- Büyük tezahür : Günlük vicdani sınavlardan hayat ve ölüm sınavlarına geçiş.
- Nihaî ispat = Şehitlik : Küçük ve büyük tezahürler farklarını samimi bir şekilde sürekli kapatmaya çalışan kişi, sonunda Allah’ın bilgisiyle kendi farkındalığını da eşitler ve Rabbine verdiği sözü hayatı ve ölümüyle ispat eder.
Özet
Dürüstlük, Allah’ın bildiği ile kendi farkındalığının uyumudur.
- Eğer uyum varsa, sıdk ve ihlâs sahibi, gerçek anlamda dürüst olunur.
- Eğer uyum yoksa, sahtekâr veya münafık.
Küçük tezahürler, günlük vicdanî testlerdir; büyük tezahürler ise hayat ve ölüm sınavlarıdır. Tüm zincirin temeli, kendine karşı dürüstlük ve nefs muhasebesidir. Başkaları (= âlim, mürşit, ârif, vb.), yalnızca farkındalık tetikleyicidir; işin özü, içsel farkındalık ve Allah'a verilen söze uyumdur.
Yorumlar
Yorum Gönder