HÜVE'L BÂKÎ = هوالباقى
هوالباقى = Hüve'l Bâkî (Size bir “ölüyle konuşma” metni yazacağım.) Bu ibâre, … en çok mezar taşlarına yazılır. Ama ben, … mezar ziyaretlerinde, … bu sözü, … taştan değil, … taşın altından duyar gibi olurum. Âdetâ ölü bana şöyle der : “Ben yaşarken, … malıma, … servetime, … unvanıma, … makamıma, … dayılarıma (!), … bilgime, … eşe–dosta, … akrabaya, … milletime, … devletime, … güvendim. Ama, … bunların hiçbiri, … beni ölümden kurtaramadı, … Bak, … buradayım.” (Ve ben bunu, … kendi içimden de duyuyorum, ... Ben de hâlâ, … aynı hataları yapıyorum, diyorum. … ve ben de hâlâ, ... yanlış güvenlere/güvencelere tutunuyorum. Ölü bana yalvararak diyor ki :) Ey ziyaretçi!, Ne olur, benim yaptığımı yapma, … Benim gibi, … yaşama, … malına, … servetine, … unvanına, … dayılarına, … bilgine, … eşine-dostuna, … akrabalarına, … milletine, … devletine güvenme, … bunlar beni, … ölümden, … kurtaramadı. Bâkî Olan’a güven, … Çünkü iman, … güvendir, … Ve o güveni, … yanlış adreslere teslim etme!”