VE LESEVFE...

“ve lesevfe yu’tîke Rabbuke feterdâ.” = Rabbin Sana verecek, Sen de razı olacaksın. (93/5.)

Le, kesin. Sevfe, (biraz) uzak gelecekte, hemen, şimdi değil.

92/21/Leyl’de de “ve lesevfe yerdâ = memnun kalacak.” denir.

93/5’deki, Rabbimizin bize verdiği bir sözdür; 92/21’deki ise bizim bir beklentimizdir. Rabbimiz söz vermese ve biz Rabbimizin o sözüne güvenmesek = inanmasak, böyle bir beklenti içinde olabilir miyiz?!.

Rabbe inanma, sadece Rabbin Varlığına ve Bir’liğine inanma değil; Rabbin Sözüne de inanmadır; “SadakAllah’ul Azîm.” bu demektir.

Ama biz, O bize verecekse!, peşin, bu dünyada hemen versin istiyoruz!. 

“Onlar, çabuk olanı seviyorlar (istiyorlar); zor, çetin ve ağır olan günü öteliyor, erteliyorlar.” (76/27.)

Niye böyle yapıyorlar?!.

Büyük ihtimalle Rabbin Sözüne (sözle/sözde) inanıyorlar (= güveniyorlar), (gerçekte) güvenmiyorlar!. (= inanmıyorlar!.); bu yüzden, her şeyi dünyada istiyorlar. Hâlbuki, âhirette istenene, dünyada = burada yatırım yapılır. 

“Kimileri, Ya Rabbî bize dünyada ver, derler; onların âhirette bir payı (nasibi) yoktur.” (2/200.)

Kimileri de “Rabbenâ âtihâ fid-dünya hasene-ten, ve fil-âhıreti hasene-ten, ve kınâ azében nâr.” (2/201.) derler. 

Büyük ihtimalle Allah-u A'lem dünyada (kendilerine verileni) vermeyenlere, âhirette (yeniden) bişey verilmeyecek. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP