FÂTİHA

Başlangıç. Açılış. Fetih. Kur’ân’ı açan, özetleyen veya özünü veren sûre. Günde 40 kere, Ramazanda 60 kere okuduğumuz sûre.

Ne der bu sûre; günde 40 kere okumamıza rağmen anlar mıyız biz bu sûrenin dediklerini?!.

Fâtihasız namaz olmaz. Fâtiha anlaşılmazsa, namaz da anlaşılmaz.

Ne der bize Fâtiha, ne deriz Fâtiha ile?!.

Bu âlemi yaratan ve yöneten, ona Rablik eden biri var, adı Allah; Hamd O’nundur. = “El-Hamdü lillâhi Rabbil âlemin.”

O Allah, Rahmân ve Rahîm'dir. = “Er-Rahmân-ir Rahîm.”  Rahmân ve Rahîm olmasa bu âlemde yaşam/hayat olmaz. 

O, âlemde (= âfakta ve enfüste, her yerde) bir düzen kurmuş, kâinat (âlem) bu düzene göre işliyor. Bu düzenin (= dinin) Sahibi, Mâliki, Meliki (Kralı) O. = “Mâlik-i yevm-id dîn.”

Bunları bize âlemlerin Rabbi Allah söylüyor, "Ben buyum"! diyor; biz de bunları ikrar ediyoruz = böyle bir ilâhın (= Allah’ın) varlığını kabul ediyoruz. Ve,

Yalnız (sadece) Sana ibâdet (= kulluk) eder, tapar; yalnız (sadece) Senden yardım dileniriz. = “İyyaKe neabudu ve İyyaKe nesteîn.” Bizim Senden başka kulluk edeceğimiz bir ilâhımız, Senden başka hâlimizi arz edeceğimiz bir Rabbimiz yok. Olursa, Sana şirk (ortak, eş) koşmuş oluruz.

Biz şaşkınız, bizi (beni değil, bizi) doğru yola (istikâmete/yöne) hidâyet et, ilet (= çevir)!. = “ihdinâ-s sırât-al müsteqîm.” Bu, bir istek, bir talep. Yukarıda “ve İyyaKe nesteîn.” dedik, sadece O’ndan isteyeceğimizi söyledik ama bu hidâyetin, doğru yolun (= sırat-ı müsteqîmin) ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Bu yöne henüz dönmedik, bu yolda olmadık, bu yolu yürümedik ama önceden bu yolda olanların, bu yolu yürüyenlerin olduğunu biliyoruz.

Ya Rabbî Sen Onlara bu yolu gösterdin, Onları bu yolda yürüttün. “sırât-alllezîne en’amte aleyhim”

Kim onlar?!.

“Kim Allah’a ve Resule itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği (= en’amellahü aleyhim), Nebîler, Sıddîklar, Şâhitler (Şehîtler) ve Sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!.” (4/69.)

Yol ve hidâyet belli oldu.

Yoldan çıkanlar, hidâyeti bulamayanlar da var. Ya Rabbi bizi onlardan eyleme!. “gayr-il me’adûbi aleyhim, veleddâllîn.”

Âmin.

Günde 40 kez böyle bir istekte bulunduğumuz hâlde, hâlâ Rabbimizin gadab ettiği (= kızdığı) insanların yolundan = izinden yürüyor, onların kurduğu düzenden besleniyorsak, ya isteğimizde ciddî değilizdir, ya da (hâşâ) Allah’la dalga geçiyoruzdur.

Sizce namazımız oluyor mu?!.

Söylediklerimiz yerini bulmuyorsa, bence olmuyor; ama biz hâlâ şekilde kalmaya, özü kaçırmaya devam ediyoruz; fetvâlarımızı da şekle göre veriyoruz.

“Fâtihasız namaz olmaz.”

Ciddiyetsiz namaz kılınmaz. Bu işi de en çok teravih namazında yapıyoruz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP