BULANMAK & BUNALMAK

Bulantı ve Bunalım

İlki, için (= midenin) elvermemesi, kusmaya yönelmesi; ikinci, nefes almakta zorlanmak, daralmak; ma’nen (= manevî ve fikrî) sıkıntı çekmek.

Kişide iki hâl de olabilir, yaşanabilir; yaşananlar, kişinin midesini bulandırabilir; bir çıkış veya kaçış yolu bulamazsa bunalıma sürüklenilebilir.

Ne yapmak gerekir?!.

Temiz hava almak, temiz bir yerde yaşamak gerekir.

Her yer kirliyse!.

Kusmak, kusarak rahatlamak gerekir.

Ya kirli havaya (ortama) alışanlar?!.

Onlar, kirli insanlardır; zehir alırlar, zehir verirler (= zehir solurlar)!.

Sartre gibi bir ateist bile, varlığın ağırlığını iliklerine kadar hissetmiş; “varlık bana her yandan nüfuz ediyor, gözlerimden, burnumdan, ağzımdan...” demiştir. (Bulantı, s. 175.) O ve onun gibiler (= varoluşçular), temiz hava alacak bir yer bulamadılar, kirlenmemiş İslâm’la tanışamadılar. 

Biz tanıştık mı?!.

Dünyada yaşananlar midemizi bulandırmıyorsa, nefes almakta zorlanmıyorsak (= bunalmıyorsak, rahatsak), varlık (varoluş) kaygısı gibi bir derdimiz yoksa ve keyfimiz tıkırındaysa henüz tanışmadık, demektir.

Tanışanlar için Ramazan, temiz hava almamız, temiz bir iklimi solumamız için bize, "içe doğru" bir yolculuk fırsatı sunuyor; çünkü dışarı çok kirli, çok pis.

“Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, soracaklar : ‘Ne durumdaydınız?!.’ Derler ki : ‘Yeryüzünde çok güçsüzdük.’ Şöyle diyecekler: Allah’ın arzı (= yeryüzü), göç/hicret edebileceğiniz kadar geniş değil miydi?!. İşte, kalacakları yer cehennemdir; ne kötü bir varış yeridir orası.” (4/97.)

“De ki : Ey iman eden kullarım!. Rabbinize karşı taqvâlı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah’ın arzı geniştir. Sabredenlere ödülleri hesapsız ödenir.” (39/10.)

Küreselleşme (= küresel kapitalizm), dışarda temiz bir yer bırakmadı Ya Rabbî!. Gönlümüze inşirah ver; bizi saf (= kir, pis, şirk bulaşmamış) İslâm’la, temiz insanlarla ve diyarlarla tanıştır.

Âmîn.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP