HAKK’IN, HAKİKATİN VE İMANIN SINIRI
Hakk’ın, Hakikatin ve İmanın Sınırı 1. Vücûd : Ontolojik Zemin Vücûd (وجود), varlığın kendisidir; varlığın kaynağı, zemini ve aslıdır. Vâcibü’l-vücûd : Varlığı zorunlu olan. (= Allah) Mümkin’ül Vücûd / Mevcûd : Varlığı başkasına bağlı olan. Burada temel ilke şudur : Vücûd, sahip olunan bir şey değil; varlığın kendisidir. Bu nedenle Vücûd, Mutlak asıl; mevcûd, Vücûd’a bağlı varlık. 2. Mevcûd (موجود) : Bağımlı Varlık Alanı Mevcûd, Vücûd’dan pay alan varlıktır. • Gerçektir. • Fakat bağımsız değildir. • Kendi kendine kaim değildir. Bu yüzden, mevcûd, Vücûd’un yanında ikinci bir ontolojik ilke değil; Vücûd’a bağlı tezahür alanıdır. 3. Hak (الحق) : Ontolojik Asıl Sabit, gerçek ve batılın karşıtı olan varlık ilkesidir. Bu düzlemde Hak : • Vücûd ile doğrudan ilişkilidir • Ontolojik olarak “asıl olan”dır. Bu yüzden Hak = Vücûd’un kendisidir, asıl varlık düzlemidir. 4. Hakikat (حقيقة) : Tezahür ve İdrak Alanı Hakk’ın mevcûd içinde görünüşü ve idrak edilebilir yönü. Hak değişmez; hakikat, O’nun g...