ÂLEMLERİN RABBİ : ŞEHÂDETTEN TEVHÎDE
ÂLEMLERİN RABBİ : ŞEHÂDETTEN TEVHÎDE
Giriş : Bir Kelimenin Açtığı Ufuk
Kur'an’ın ilk sûresinde yer alan ‘Elhamdülillâhi Rabbi'l-Âlemîn.’ ifadesi yalnızca bir övgü değil; bir ontoloji, epistemoloji ve tevhîd bildirgesidir.
Âlem, Kendisine Değil, Ötesine İşaret Eder
Âlem, yalnızca var olan şeyler toplamı değil; görüldüğünde başka bir hakikati hatırlatan işaretler bütünüdür.
Âlem, Âyettir
Kur'an’ın en özgün bakışlarından biri, varlığı nesne olarak değil âyet olarak okumasıdır. Ağaç yalnızca ağaç, yıldız yalnızca yıldız değildir; aynı zamanda birer âyettir. Âyet, kendisi için değil, gösterdiği hakikat için vardır. Her varlık bir kelime, her olay bir cümle, bütün âlem ise okunmayı bekleyen büyük bir kitap gibidir. Tevhîd, işarette takılı kalmak değil, işaret Edilen'e geçebilmektir. Bu nedenle âlem, âyettir; âyet olduğu için şehâdet eder ve Rabbine işaret eder.
Ağaç Metaforu ve Varlığın Katmanları
Kökler gaybî, dallar ve meyveler şuhûdî boyutları temsil eder; fakat ağacın tamamı yine mahlûktur.
Çokluk Problemi ve Tevhîd : Tevhîd, çokluğu yok etmek değil; çokluğun ortak muhtaçlığını görebilmektir.
Ortak Vücûd Değil, Ortak Şuhûd : Birlik ontolojik özdeşlikte değil, şâhitliktedir. Ortak olan varlıklar değil, işaret ettikleri hakikattir.
Kozmik Şehâdet : Varlıkların lisan-ı hâli : Ben kendimden değilim, diye şehâdet eder.
İnsanın İmtihanı : İnsan, âyetleri okuyabilen, reddedebilen veya çarpıtabilen bir varlıktır.
Âlemlerden Rabbine
Tevhîd, eşyanın aynı şey olduğunu söylemek değil; hepsinin aynı Rabbe muhtaç olduğunu idrak etmektir.
Yorumlar
Yorum Gönder