ÇÖLLEŞME
Çölleşme : Nümen ve Fenomen Arasındaki Bağın Kuruması
Varlığın anlam zemini, ruhun bedeni Nümen’e bağladığı o ince hat üzerinde yeşerir. Bu bağ koptuğunda, insan ve dünya için kaçınılmaz bir içsel ve dışsal çölleşme süreci başlar.
1. Yukarıdan Çölleşme : İdealizm ve Dosetizm
Bu akımlar, ‘su’yu (= ruhu/manayı) yüce/mübarek bilir/görürken, onu topraktan (beden/dünya) tamamen ayırdılar.
Etki : Tanrı yeryüzüyle temas etmeyecek kadar uzağa çekilince, yeryüzü bir “hayal veya gölge” hâline geldi.
Sonuç : Toprak (= insanlık hâli), gökten gelen rahmetle bağını kopardığı için kurudu. İdealizm, dünyayı anlamsız bir seraba dönüştürerek yukarıdan bir çölleşme başlattı.
2. Aşağıdan Çölleşme : Kapitalizm ve Sekülarizm
Bu yapılar ise toprağın altındaki su kaynaklarını (manevi derinliği) yok sayıp sadece yüzeydeki kumun (meta/tüketim) miktarını artırdılar.
Etki : Tanrı yeryüzünden kovulunca, geriye sadece mekanik bir işleyiş ve doyurulamaz arzular kaldı.
Sonuç : Nümen’den beslenemeyen her fenomen (beden, sanat, şehir, hukuk), zamanla kumlaşmaya mahkûm oldu. Kapitalizm, her şeyi metalaştırarak ruhun vahasını aşağıdan kuruttu ve insanı esfel-i sâfilîn çukuruna, yani anlamın hiç yetişmediği bir çöle itti.
3. İlişkisel Bağ : Tek Vaha
“Ne O ne de O; hem O hem O.” dengesi, çölleşmeye karşı tek direniş hattıdır.
Ontolojik Denge : Tanrı ayrı bir kategori, kul ayrı bir kategoridir; ancak aradaki bağ canlıdır.
Takvâ Zemini : Bu bağın korunması için verilen mücadele (yarış), çölün ortasında bir vaha inşâ etme çabasıdır.
Sonuç
İnsanın ruhla bağ koptuğunda = öldüğünde, beden sadece biyolojik bir yük haline gelir. Bu durum bir ‘çöp’ yığınından ziyade; uçsuz bucaksız, serinliği, derinliği ve hayat belirtisi olmayan insanlık çölüdür. Bizler sanki, ruh bedenimizden ayrılmadan bu çölleşmeyi bugün yaşıyoruz.
Sekülarizmin Tanrı’yı yeryüzünden kovmasıyla başlayan bu fırtına, bugün insanı kendi içinde sığınacak bir gölge bulamaz hale getirmiştir. Çözüm, o kadim bağı (beden-ruh-Nümen irtibatını) yeniden tesis ederek, fenomenal dünyayı tekrar Nümen’in bereketiyle sulamaktan geçiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder