AKIL - VAHİY DENGESİ
Akıl - Vahiy Dengesi
İnsan iki ayak üzerinde yürür : Bir ayak akıl, diğer ayak vahiy. Tarih boyunca bu iki ayağın dengesizliği yüzünden insanlar çoğu kez sapmış, savrulmuş, eksik yürümüştür. Batı, vahiyden kopmuş akla sarıldı; akıl tek başına hakem oldu ama rehbersiz kaldı, eksik kaldı. Doğu ise akıl yürütmeden yalnızca vahye sarıldı; şekil ve ritüelin içinde ruhunu kaybetti, anlamı tam kavrayamadı.
Akılsızlar vahye takılır; vahyi yalnızca formda görür, anlamını kavrayamaz. Akıllılar akla takılır; vahyin rehberliğini yok sayar, kendi mantıklarıyla sınırlı bir gerçeklik kurar. Tarih, bunu defalarca gösterdi. Rönesansta aklın eleştirisiyle dogmaları sınayanlar, akıl-vahiy bütünlüğünü kuramadıkları için yalnız yürüdüler; başka yerlerde vahye takılanlar da eksik bir anlayışla savruldular.
Doğru yol bellidir : Akıl + Vahiy veya Vahiy + Akıl. Akıl, vahyi kavrar ve kendi sınırlarını görür; vahiy, akla yol gösterir. Ne akılda ne vahiyde takılıp kalmak gerekir; eksiksiz yürüyüş ancak ikisinin birlikte işlediği yerde mümkündür. Kaynağın Tekliği, ikisinin beslenme kaynağıdır; insan, bu iki kökle ANA KAYNAK'A bağlanır ve oradan aldığı güçle yürür, dengeyi bulur ve sapmadan ilerler.
Akıl, vahyi anlar; vahiy, akla yol gösterir. İkisi birlikte yürümek, insanı sapmadan ilerletir. İkisi de aynı Kaynak'tan beslenir; eksik bir ayağa yaslanan yürüyüş insanı sapıtma tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. İki ayağın üzerinde yürüyen, hem anlayan hem uygulayan olarak sağlam durur ve yolunu bulur.
Yorumlar
Yorum Gönder