TANRI TASAVVURUMUZUN TEMİZLİĞİ : İHLÂS

Tanrı Tasavvurumuzun Temizliği : İhlâs

İhlâs Suresi, Tanrı hakkında bilgi üretmek için gelen bir metin değil; insan idrakinin (B) Tanrı hakkında kurduğu tasavvurları düzeltmek ve arındırmak için gelen bir hitap yapısıdır. Bu nedenle başındaki “Qul / De ki” ifadesi, süs ya da giriş değil; metni teori olmaktan çıkarıp doğrudan varoluşsal hitaba çeviren kurucu unsurdur.

Burada iki düzlem ayrılır :

A (= Mutlak hakikat ufku), insan idrakinin nesneleştiremeyeceği, kavramsallaştıramayacağı ve kuşatamayacağı bir gerçeklik ufkudur. A hakkında doğrudan bilgi üretmek mümkün değildir; çünkü bilgi üretimi zaten B’nin faaliyetidir, B’de olur.

B (= insan idraki) ise, kavramsallaştıran, karşılaştıran ve tasavvur üreten yapıdır. B’nin doğası gereği en büyük riski, A’yı nesneleştirmesi ve kendi ürettiği tasavvuru hakikat sanmasıdır.

Sûre tam olarak bu noktada müdahale eder : B’nin ürettiği Tanrı tasavvurlarını düzeltir ve onları nesneleştirme hatasından temizler.

O, Allah = Hüve Allah-u : 

Ehad” ifadesi, A’yı sayısal birlik veya türsel bir kategori olmaktan çıkarır. Böylece Tanrı, diğer varlıklarla aynı düzlemde kıyaslanabilir bir “şey” olmaktan tamamen ayrılır.

Samed”, B’nin bütün bağımlılık ve yönelim ağlarını tek bir ufka yönlendirir; fakat bu yönlendirme, A’yı bir nesneye indirgemez, yalnızca yönelimi saflaştırır.

Lem yelid ve lem yûled”, A’yı zaman, üretim, nedensellik ve türeme kategorilerinden çıkarır. Böylece B’nin kurduğu ontolojik zincirleme modeller iptal edilir.

Lem yekun lehû küfüven Ehad”, kıyas ve benzetme mekanizmasını kapatır. B’nin bilgi üretim sistemi büyük ölçüde karşılaştırmaya dayanır; ancak mutlak hakkında kıyas işlemez. Bu nedenle A, hiçbir benzerlik ilişkisi içinde düşünülemez.

Bu bütünlük içinde sûre, A hakkında “ne olduğunu söyleyen” bir metin değildir. Aksine, B’nin A hakkında kurduğu yanlış tasavvur hatalarını sürekli çözen ve idraki saf yönelim hâline getiren bir düzeltme mekanizmasıdır.

İhlâs” bu yüzden bir bilgi içeriği değil, bir idrak biçimidir: B’nin ürettiği karışık, nesneleştirilmiş ve kıyaslanmış Tanrı tasavvurlarının temizlenmesi ve yönelimin yalnızca hakikate tahsis edilmesidir.

Sonuçta ortaya çıkan şey bilgi artışı değil, tasavvurun arınmasıdır; nesneleşme değil, yönelim; temsil değil, saf/temiz lişki hâlidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP