ŞERH = AÇIKLAMA
ŞERH = AÇIKLAMA
Bir model kurdum, onun iyice açıklanması gerekiyor. Bu yazı bunu yapacak.
1) ONTOLOJİK ZEMİN : A
Modelin değişmez çekirdeği ontolojik Birlik. Bura sabit, bölün(e)mez, değişmez, çokluğun/kesretin dışında. Bu düzeyde Varlık, tek ve Mutlak referans.
Önemli ilke : A, B’nin içinde değildir, B’ye karışmaz ve B tarafından üretilmez.
2) FENOMENOLOJİK ALAN : B
B, çok katmanlı deneyim alanıdır; insanî bilgi (kâl düzeyi), yaşantı, algı, fiil, irade, yönelim buradadır.
B, A’nın “görünüşleri değil”, A’ya dair delâlet sistemleri = âyetleridir. Yani B = âyetler alanıdır; âyetler ≠ A’nın parçaları değildir.
3) DELÂLET YAYAPISI OLARAK ÂYET
Âyet kavramı :
• Gösterir.
• Temsil eder.
• İşaret eder.
Ama gösterdiği ile özdeş değildir; Gösterileni içermez ve dönüştürmez.
Bu yüzden B, A ile özdeş değildir; A’ya işaret eden çoklu yapıdır.
4) İLİŞKİ DİNAMİĞİ : KURB / BU’D
Bu sistemin ana motoru kurb/yakınlık ve bu’d/uzaklıktır. Ama bu uzaklık ve yakınlık ontolojik değil, B içindeki A’ya yönelim yoğunluğuna tekâbül eder.
Fonksiyon olarak da bunu, bilgi, algı, irade, fiil aynı anda etkiler. Yani kurb/bu’d, B’nin A’ya göre global hizalanma derecesidir.
5) BAĞ MEKANİZMASI
Bağ, A ile B arasındaki süreklilik ve yoğunluğun gücüdür.
Bağ zayıflığı, ilişki sürekliliğinin ve yoğunluğunun düşmesidir. Bu, sadece ilgi eksikliği ve ahlakî tek hata değil, doğrudan “tutunma kapasitesi” meselesidir.
6) FITRAT
Fıtrat, A’ya yönelme kapasitesinin doğuştan kalibrasyonudur. Fıtrat, B’nin A’yı tanıyabilmesini mümkün kılar ve yönelimin “eksenini” kurar. Fıtrat, başlangıç hizasıdır.
7) VİCDAN
Vicdan, bağ zayıfladığında bunu algılayan içsel geri-bildirim sistemidir. Sapmayı fark eder ve düzeltme çağrısı üretir. Vicdan da sapma dedektörü ve düzeltici uyarı mekanizmasıdır.
8) KARŞILAŞMA
İnsanın B’deki her karşılaşması, aynı zamanda B’nin A ile temas ettiği noktadır. Çünkü her karşılaşma farklı yoğunluk üretir, standart değildir.
9) BİRİKİM VE KEMÂL
Karşılaşmalar iz bırakır, üst üste gelir ve B’yi yeniden şekillendirir.
Kemâl ise, birikmiş karşılaşmaların yön kazandırdığı total yapıdır.
Kemâl, A’ya dönüş değil, B’nin A’yı daha şeffaf okumasıdır.
10) ZAMANSEL DİNAMİK : ELİPTİK YAPI
Tekâmül veya kemâl, lineer ve sıçramalı değildir, eliptiktir. Yani iki odaklı, gerilimli (= taqvâ ve fücur). Sürekli sabit bir merkez yok, dalgalı ama düzenli bir hareket var.
11) DENGE VE KAYMA
Sistem kayabilir, sapabilir ama sapma, yeniden hizalanma fırsatını da içinde barındırır. Çünkü sistem geri çağırıcı bir yapıya sahiptir. Burada denge sürekli ve stabil değil, her ân yeniden kurulan bir yapıdadır.
12) KÂL / HÂL AYRIMI
Kâl : Bilgi, kavram, ifade; hâl : Yönelim, yaşantı, varoluşsal durum.
Kurb ve bu’d, hâl düzeyinde belirleyicidir; etkisi, kâle/söze, algıya, fiile/davranışa ve duruşa/tavra yayılır.
13) DIŞ YAŞANTI = MODEL DOĞRULAMA
Dış dünya, B’nin test alanıdır.
Denetim sistemi : Fıtrat (başlangıç yönü), vicdan (iç düzeltme) ve dış yaşantıdır. (= gerçeklik testi)
Bu üçü, kapalı geri-bildirim sistemi oluşturur. Sonuçta yanılma sıfır olmaz ama minimize edilir.
14) GENEL SİSTEM FORMÜLÜ
Modelin son hâli şu şekilde özetlenebilir :
A = Sabit ontolojik Birlik.
B = Çoklu fenomenolojik alan.
Âyet = B’deki delâlet yapıları.
Kurb/Bu’d = A’ya yönelim yoğunluğu.
Bağ = A ile sürekliliğin ve yoğunluğunun gücü.
Fıtrat = Başlangıç hizası.
Vicdan = Sapma algılayıcı.
Karşılaşma = Tekil deneyim birimi.
Kemâl veya Tekâmül = birikmiş hizalanma stabilitesi.
Elips = Kemâl/tekâmül geometrisi.
Dış yaşantı = Doğrulama mekanizması.
15) SON TEKNİK SONUÇ
Bu model şunu söylüyor : Ontolojik Birlik sabittir; fenomenolojik çokluk dinamiktir; hakikate yaklaşım ise kâl değil hâl düzeyinde çalışan, geri-bildirimli, eliptik bir hizalanma sürecidir.
Bu model bu yanıyla Vahdet-i Vücûd’tan ayrılır.
Yorumlar
Yorum Gönder