EPİSTEMOLOJİ İLE ONTOLOJİ ARASINDA AHLÂK

Epistemoloji ile Ontoloji Arasında Ahlâk

1. Temel Kavramlar

A Düzlemi (= İlke / Gayb / Kaynak)

A düzlemi, varlığın mutlak ve kuşatıcı yönünü ifade eder. İnsan tarafından tam olarak bilinemeyen, fakat tüm varlık düzenine yön veren ilke alanıdır.

B Düzlemi (= Fenomen / Şehâdet / Fiil)

B düzlemi, insanın yaşadığı dünya, tarih ve olaylar alanıdır. Gözlemlenebilir, değişken ve parçalıdır.

İlke

İlke, A ile B arasındaki bağlantı düzenidir. A’nın içeriği değil, A’dan B’ye uzanan işleyiş biçimidir. Bir “şey” değil, ilişki ve düzen formudur.

Epistemoloji

İnsanın bilme biçimi ve bilgi sınırlarını inceleyen alandır. İnsan neyi, ne kadar ve nasıl bilebilir sorusuna odaklanır.

Ontoloji

Varlığın yapısını ve gerçekliğin nasıl olduğunu konu edinir. Dünyanın ne olduğu ve nasıl işlediği ile ilgilidir.

Ahlâk

İnsan fiillerinin doğru–yanlış değerini belirleyen alan olup, epistemoloji (bilme sınırı) ile ontoloji (varlık düzeni) arasındaki ilişkiden doğar.

Adâlet

B düzleminde ilkeye uygunluk derecesinde ortaya çıkan düzenli uyum hâlidir. Mutlak değil, görünür ve kısmî bir tezahürdür.

Zulüm

İlkeye aykırı insan fiilidir. Sadece B düzleminde ortaya çıkar; A düzlemine ait değildir.

Özgürlük

İnsanın ilkeyi tanıma, içselleştirme veya reddetme kapasitesidir.

Sorumluluk

Özgür seçimin sonuçlarını üstlenme durumudur.

Ödül ve Ceza

Dışarıdan eklenen mekanizmalar değil, fiillerin B düzleminde doğurduğu doğal sonuçlardır.

2. Genel Sistem

İnsan, hem bilme (epistemoloji) hem de varlık (ontoloji) içinde yaşayan bir varlıktır. B düzleminde bulunur ve A düzlemini tam olarak bilemez. Buna rağmen B’deki olayları anlamlandırmaya çalışır.

A ile B arasında kopukluk yoktur. Bu iki alanı birbirine bağlayan şey, “ilke”dir. İlke, A’nın içeriği değil; A’dan B’ye uzanan düzenin işleyiş biçimidir.

Ahlâk, bu noktada ortaya çıkar. İnsan, sınırlı bilgisiyle içinde bulunduğu varlık düzeni içinde nasıl davranacağını seçer. Bu seçim, epistemoloji ile ontoloji arasındaki zorunlu ilişkiden doğar.

3. Adâlet ve Zulüm

A düzleminde zulüm yoktur; çünkü A düzenin ve ilkenin kaynağıdır. Zulüm yalnızca B düzleminde, insan fiilleriyle ortaya çıkar.

Adâlet ise B’de tam ve mutlak olarak bulunmaz; yalnızca ilkeye uygunluk derecesinde görünür hâle gelir.

Bu nedenle insan, ilâhî adâleti B’den tam olarak bilemez; yalnızca parçalı biçimde kavrar. Buna rağmen B tamamen kopuk değildir; A’ya dair işaretler taşır.

4. Özgürlük ve Sorumluluk

İnsan bu yapıda özgürdür. İlkeyi anlayabilir, içselleştirebilir veya görmezden gelebilir.

Bu özgürlük sorumluluğu doğurur. Sorumluluk ise fiilî sonuçlara dönüşür :

• İlkeye uygunluk, düzen ve uyum,

• İlkeye aykırılık, bozulma, zulüm ve anarşi demektir.

Ödül ve ceza, dışsal bir ekleme değil, fiillerin kendi doğasında ortaya çıkan sonuçlardır.

5. Sonuç

Ahlâk, epistemoloji ile ontoloji arasında ortaya çıkan insanî varoluş biçimidir. İnsan, B düzleminde yaşarken A’daki ilkeyi kısmen kavrar ve fiilleriyle bu düzeni ya gerçekleştirir ya da bozar. Bu nedenle insan, bu iki alan arasında sorumlu varlıktır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP