SELÂM-UN ALEYKÜM
Selâm, Silm, İslâm, Müslim, Müslüman, Teslim ve Süllem aynı kök = سلم .
Selâm, sağlık, esenlik, huzur dileği. Silm, barış. İslâm, huzur dini. Müslim ve Müslüman, huzurlu adam. Teslim, emaneti sahibine verme. Süllem, merdiven.
Selâm, verilir ve alınır. Selâmı veren (= es-selâm-u aleyküm diyen), muhatabına sağlık, esenlik, huzur diler; selâmı alan da (= ve aleyküm selâm diyen de) selâmı verene aynı şekilde mukabele eder.
Aleyküm, alâ harf-i ceri ile ke zamirinden oluşur. Alâ, üzerine; ke, sen; küm, ke’nin çoğulu. = Ke-kümâ-küm. Küm, tüm ke’leri kapsar; ke, tekil olsa bile nezaket bildirir.
Es-selâm-u aleyküm = Selâm sizin üzerinize olsun; ve aleyküm selâm = Sizin de... = Hepimizin üzerine olsun.
Es-Selâm, Allah’ın İsimlerinden. (57/23.) Selâmet ve Esenlik Veren. Allah’ümme Ente-s Selâm ve minKe-s Selâm. Allah’ım Selâm Sen’sin, Selâm Sen’den. Bu yüzden Allah, tam Esenliktir, tam Tamlıktır, Allah’a Selâm (hiçbir şey) verilmez; ama Allah, herkese her şeyi verir.
Allah bize selâm verir; biz de birbirimize Allah’ın selâmını veririz.
Namazdaki tahıyyatta da Efendimize (= es-selâm-u aleyke ya eyyühé-n Nebîy...), birbirimize ve sâlih kullara (= es-selâm-u aleynâ ve alâ ıbâdıllah-ıs sâlihîn) selâm veriyoruz.
Acaba!, Efendimiz ve sâlih kullar, bizim selâmımızı alıyorlar mı?!.
Verdiğimiz selâmın “kalitesine” bağlı.
Kaliteli selâm verenler, kaliteli selâmı da bilirler.
...
Ve, kaliteli selâm verenler ve kaliteli selâm alanlar, kesinlikle cennete girerler. Çünkü, kaliteli selâm verme ve kaliteli selâm alma, kaliteli Müslim veya kaliteli Müslüman olmadır.
Bu kaliteli Müslimler veya Müslümanlar cennete girecekleri zaman, melekler de onlara : “Selâm-un Aleyküm, tıbtum, fedhulûhâ hâlidîn. (39/73.) = (artık) selâm sizin üzerinize, hoşgeldiniz, (ebedî saadet için) girin cennete.” diyecekler.
Müjde!. Cennetliklere Rablerinden de Selâm var. = “Selâm-un Kavlen min Rabbi-n Rahîm. (36/58.)
“Ey mücrimler, bugün siz şöyle bi ayrılın!.” (36/59.) Size selâm yok!.
“İman eden ve sâlih ameller/işler yapanlar, Rablerinin izni ile içinde sürekli kalmak üzere içlerinden ırmaklar akan cennetlere konulurlar. Oradaki tahıyyatları (= hayatları) ‘selâm’dır.”
وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ
(14/23.)
Tekrar Es-Selâm-u Aleyküm.
Yorumlar
Yorum Gönder