HIZ
Hız : Sürat. Çabukluk. Zıttı, yavaşlık.
Modern dünyada hızı, makina (= motor) artırdı. Makina, zanaatı da öldürdü Makinanın seri üretime (= fabrikaya) girmesi ile mal bollaştı. Buna rağmen, seri bir şekilde ve bolca üretilen mallar, yine de ateş pahası. Neden?!. Kapitalistlerin (zenginlik) hırsı yüzünden.
Hız, felâkettir. Bu cümle, hem trafik hem de doğal yaşam açısından doğru bir cümle. Hız, yaşamın kontrolünü kaybettirir ve bizi etrafta olup-bitenlerden mahrum eder. Bir yere yürüyerek gitmek, etraftaki otu-çöpü, toprağı, suyu, havayı, yol boyunca neredeyse olup-biten her şeyi fark etmekken; araba ile gitmek, hızlı bir şekilde sadece yolu görmektir.
Hız, çok şey görmemizi sağlamıyor, aksine, bizim çoğu şeyi görmemizi ıskalıyor.
Modern insan, hızlı yaşıyor ama “genç” (= doğru dürüst hiç bişeyin farkında olamadan) ölüyor.
Serî üretim (= sanayii = endüstri), hem doğal kaynakları çok hızlı kullanarak hem de sağlıksız ürünler üreterek, bizi ya makineye (= birer robota) dönüştürüyor ya da kötü hayat koşullarına mahkûm ederek öldürüyor.
Yavaşlayın!. Yavaşlıkta sükûnet ve lezzet var.
Ne bu hız?!. Nereye yetişeceğiz?!. Hızlı da gitsek yavaş da gitsek, “gideceğimiz yere”! varacağız. Giderken, “varacağımız yere”, geçtiğimiz yerlerin farkına vararak varsak, daha iyi değil mi; yaşam/ak böyle bişey değil mi?!.
Bu hız (= koşuşturma), bizi yaşamdan mahrum eden, bizi öldüren bir hız.
Fazla adrenalin zararlı. Çok kazanmak, çok şeye sahip olmak için kendimiz mahvediyoruz. Durup (= biraz yavaşlayıp), en azından namaz molalarında/aralarında ne yapıyoruz ve nereye gidiyoruz?!, diye biraz düşünelim ve “doğal hayata” dönelim, derim.
Yorumlar
Yorum Gönder