AHLÂK VE MÜLKİYET
Ahlâk ve Mülkiyet : Kur'ân Perspektifi Bu yazı, Kur’ân kıssaları ve kavramları ışığında ahlâk ve mülkiyet ilişkisini ele almaktadır. Bu yazıda, Semûd kavmi, Sâlih Peygamber ve nâkatullâh kıssası üzerinden modern dünyaya dair etik, evrensel ve çevresel çıkarımlar yapılmıştır. 1. Kavramların Tanımı İbâdullâh (عباد الله) : Tüm insanları kapsar; din, ırk veya sınıf farkı gözetmez. İnsanların haklarının gözetilmesini, adâletin evrensel olmasını vurgular. Arzullâh أرض الله)) : Yeryüzü, dünya Allah’a aittir; insanlar emanetçidir. Bu, doğa ve çevreyi koruma sorumluluğunu içerir. Nâkatullâh (نَاقَةُ اللّٰهِ) : Allah’a tahsis edilmiş deve; bir canlı varlık olarak hak sahibidir ve insanlar için imtihan oluşturur. Beytullâh gibi kutsal ve dokunulmaz bir statüye sahiptir. Bu üç kavram birlikte, insan, doğa ve hayvanları kapsayan emanet üçgeni oluşturur. 2. Semûd Kıssası ve Emanet Bilinci Sâlih’in kavmi mütref bir toplumdur; şımarık, imtiyazlı ve güce düşkündür. Nâkatullâh, kavim için bir ilâhî ...