MUSHAF’TAN KUR’AN’A
Mushaf’ı Açıp Okumaktan Kur’an’ı Okumaya Bir Mushaf’ı açıp okumak ile Kur’an’ı okumak aynı şey değildir. Mushaf, ilâhî hitabın yazıya geçirilmiş maddî taşıyıcısıdır. Ona saygı göstermek gerekir. Fakat Mushaf’a gösterilen saygı, Kur’an’ın hedefi değildir. Çünkü Kur’an, sadece korunmak veya okunmak için değil; insanın ve hayatın yeniden inşâsı için indirilmiştir. Bir metin, yalnızca okunabilir. Kur’an ise, okunduğu ölçüde hayatı konuşturur. İşte bu yüzden Kur’an’ı okumak, sadece kelimeleri seslendirmek veya cümleleri anlamak değildir. Kur’an’ı okumak; Onun ontolojik hakikatini, yaşadığımız psikolojik, ailevî, ekonomik, siyasî ve kültürel gerçekliklerle buluşturabilmektir. Biz Kur’an’ı okurken, Kur’an da içinde yaşadığımız hayatın okunmasına fırsat verir. Yani Onun, bizim korkularımızı, umutlarımızı, ilişkilerimizi, alışkanlıklarımızı, değerlerimizi, toplumumuzu, ekonomimizi, siyasetimizi ve çağımızı aydınlatmasına izin vermeliyiz. Bu, Kur’an’a yeni anlamlar yüklemek değildir. Tam tersine...