ÖLÜMSÜZ-LÜK

Ölüm hakkında blogda 33 yazı yazmışım. Bu yazıda, onlardan birini (= 6 Temmuz 2025 tarihli olanını) aynen iktibas ediyor; ve ona ilâve, üç-beş cümle daha kurmak istiyorum.

...

“Allah-u lâ ilâhe illâ Hû/Hüv El-Hayy-ul Qayyûm; lâ te’huzüHû sinetün ve lâ nevm... = İlâh, sadece Allah’tır (başka ilâh yoktur); O, Hayy-ul Qayyûm’dur; unutmaz, uyku tutmaz = uyuklamaz = uyumaz...” (2/255.)
Ölümsüzlük, Hayy-ul Qayyûm’luk ve uykusuzluktur; uyku, yarı/m ölümdür; uykuda her şey unutulur, uyanınca hatırlanır.
Ölümsüz olmak istiyorsak, ÖLÜMSÜZÜN = ÖLMEYEN'in ve ‘UYAMAYAN’ın! “Katında” (= ındellah) kendimize “bir yer”! edinebilmeliyiz, ki unutulmayalım ve ölmeyelim!.
Bu nasıl olur?!.
O’nun bizi sevmesiyle.
O, kimi/kimleri sever?!.
Kendisini dinleyenleri ve sevenleri.
“Bazı insanlar, Allah’ın yanı sıra başka varlıkları O’na denk tutarlar ve onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’ı sevmeleri ise her türlü sevgiden (= öteki tüm sevgilerden) daha üstündür. Zulmedenler azabı gördükleri zaman, kuvvetin bütünüyle Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli/çok çetin olduğunu keşke daha önceden anlayabilselerdi!.” (2/165.)
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَاداً يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُباًّ لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعاًۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ
Her şey gibi, ölümsüzlük de O’nun kuvveti iledir.
O’nun “unuttuklarının”! hâlini tahmin dahî edemiyorum.
“Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.” (32/14.)
فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

...

Ölümsüzlük, Ölümsüz Olan’da = Ölümsüz Olan’ın hoşnutluğunda (= rızasında) ve kızgınlığında (= gadabında) yaşamaktır. 

Bu yüzden herkes ölümsüzdür; ama herkesin ölümsüzlüğü aynı değildir. Rızâda ölümsüzlükle, gadapta ölümsüzlük bir (ve aynı) aynı olur mu?!.

Bütün çabamız, O'nun hoşnutluğunu kazanarak "ölmeye"! yoğunlaşmalı.

(Bu yazılar da huzur içinde yaşayabilmek için değil, huzur içinde ölebilmek için yazılıyor; biline!.)

O’nun hoşnutluğunu (= rızasını) da gadabını (= gazabını) da O’ndan başka hiçbir güç tarif edemez, bilemez, hiçbir dilin (= kelimenin) gücü bunu tarife yetmez.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP