YALNIZLIK
İzolasyon. Tek başınalık.
Arapçası uzlet veya inzivâ; İngilizcesi loneliness.
(“Tanrısal Yalnızlık”! : Vahdet veya Ehâdiyet.)
İnsanoğlu için iki tür yalnızlık vardır : 1. Kişinin yanında kimsenin olmaması. 2. Kişinin bir sürü insan (= kalabalıklar) içinde kendini yalnız (yapayalnız) hissetmesi.
Modern dünyada insan, özellikle de yaşlılar, yalnızlığa terk ediliyor. Yalnız yaşayan insanların sayısı artıyor. Yalnız başına evinde ölen, cesedine kokunca ulaşılan insanların haberlerini medyadan daha sık okumaya ve izlemeye başladık.
...
Bir Müslüman, kendini yalnız hisseder mi; veya bir Müslüman, yukarda sayılan iki tür yalnızlığı da yaşar mı?!.
Yaşamaz. Onun, hiç kimsesi yoksa bile, Rabbi vardır. = Müslüman, hiçbir zaman kendini yalnız hissetmez. Müslüman için uzlet (= inziva), ancak azgın kalabalıklardan (bilinçli/iradî) kaçış/uzaklaşış ve Rabbe yöneliş/sığınıştır, Hıra’dır.
Bir Müslüman ne zaman uzlete (= inzivaya), Hıra’ya girer?!.
• Dışarıda zulüm (= haksızlık, adâletsizlik) kol gezince. (Bknz. Şekil: A.)
• İslâm’ı yaşamak, elde kor ateşi taşımak kadar (gibi) zorlaşınca. (Bknz. Tirmîzi. Fiten, 73.)
• Mescidler çoğalınca ama içinde inançlı Mü’min kalmayınca. (Bknz. Hâkim el-Müstedrek, 8414. Buharî, 541.)
• Haksız kazanç (= faiz) ve fuhuş yaygınlaşınca; akrabalık ve komşuluk ilişkileri zayıflayınca. (Bknz. Müsned. 2/162.)
• İmanı korumak zorlaşınca. = Her bir yeri şirk istilâ edince.
...
Bilinçli = şuurlu bir Müslüman, ancak bu şartlarda Ashab-ı Kehf gibi, “yalnızlığı” (= korunmayı = Rabbe sığınmayı, mağarayı) tercih edebilir; aksi hâlde yaptığı, Ninova halkına Elçi olarak gönderilen Yunus (a.s.)’ın yaptığı gibi, “sorumluluktan kaçışa” (Yunus a.s., bu yaptığına zulm diyor. = “innî küntü min-ez zâlimîn.”) girer ve tövbe gerektirir. (Bknz. 21/87.)
Kaçarak meydanı müşriklere (zâlimlere) terk eden her Müslüman, vebal altındadır. Aklı başında hiçbir Müslüman, müşriklerle (zâlimlerle) işbirliği ve güçbirliği yapmaz.
Yorumlar
Yorum Gönder