ÖLÜM ve HAYAT

Ölüm de hayat da yaratılmıştır. (Bknz. 67/2.)

Hayatın yaratılmasını az-çok anlıyoruz da ölümün yaratılmasını anlayabiliyor muyuz?!.

Hayat, yaşam; ya ölüm?!.

Ölümün de bir yaşamı olmasın, veya ölüm, başka bir yaşama köprü veya yol veya kapı açıyor olmasın!.

Ölüm, başka (yeni) bir yaşama açılan kapıysa, bu kapıyla içine girdiğimiz odada (yaşamda/hayatta), ölüm öncesi yaşamda/hayatta (= dünya yaşamında), kendi ellerimizle hazırladıklarımız bulunacak!.

Yaratılmış ölüm, bir yok oluş olamaz; bu ölüm, ölüm için olamaz!. Ölüm, hayat içindir. Ölüm (= mevt, vefat), sadece bu dünya hayatını (= dünyadaki hayatı) sonlandırıyor, ötede yeni bir hayatı başlatıyor olabilir!. Böyle bakınca ölüm, yeni bir hayatın başlangıcı olur, ve bu yeni hayatın nasıl bir hayat olacağını da, büyük oranda bu hayattaki (dünyadaki) yaşamımız belirler.

Hayatı ve ölümü Yaratan, bu hayatı iyi değerlendirenlere eksta ikramlar = “ve yezîdehüm min fazliH. (24/38.); kötü değerlendirenlere tam/eksiksiz karşılık verecek. 

Elhamdülillah. 

...

“Ölüyken” (= yokken), hayat bulduk; ölünce de yeni bir hayat bulacağız. İlk ölümden sonraki hayatımız (burası/bu hayat), imtihan içindi; ikinci ölümden sonraki hayatımız ise ödül ya da ceza için olacak.

...

Aslında her nefes alış-verişimizde (= her ân) ölüyoruz ve diriliyoruz. Son dirilişimiz ise sonsuz (= ölümsüz) olacak.

...

“Dediler ki : Rabbimiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık suçlarımızı itiraf ettik. Şimdi bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mı?!.” (40/11.)

قَالُوا رَبَّنَٓا اَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَاَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ اِلٰى خُرُوجٍ مِنْ سَب۪يلٍ

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP