ÖLÜM ÂNI

Hiç ölmek üzere olan kişi ya da kişilerin yanında bulundunuz mu, bilemem; ama eminim o âna dair “hikayeler”! duymuşsunuzdur.

Bazı ölümler çok kolay, bazıları da çok zor. (olurmuş)!. Bu zorluğu ve kolaylığı, neyin belirlediğine dair bilimsel veriler henüz yok; ama dinsel veriler (haberler) var.

Bilim de din de bu âna, can çekişme veya agoni ânı adını verir. Bu ân, bazılarında gerçekten çook kısa bir ân, bazılarında çook uzun bir ân. Tâbî o ânda geçen/geçmekte olan zamanı, ancak ölmekte olan bilir.

Can çekişme veya agoni ânında neler olur/muş?!.

Solunum, sinir ve dolaşım sistemi bozulur; nefes alıp-verme; görme, işitme, vb. zayıflar (veya güçlenir); kaslar gerilir; bazılarında alta kaçırmalar (= işeme ve sıçma) görülür, bazıları da tertemiz ölür/müş...

“velteffet-is sâku bi-s sâk.” (75/29.) Ayaklar birbirine dolanır. Ayrılık ânı gelmiştir. (75/28.) Onu kim geri döndürebilecek?!. (75/27.) O, kimileri için beli büken (korkunç) bir felâkettir. (75/25.) O ânda kimilerinin yüzü de ışıl ışıl = pırıl pırıl parıldar. (= sevinçle güler.) (75/22.) Rabbini görmüştür!. “ilâ Rabbihâ nâzıra/h.” = Rabbine bakar. (75/23.)

...

Kim, neyi çook seviyorsa ondan ayrılmak istemez; bu ayrılık, hem hüzün verir hem de can yakar.

Kimse ölümden kaçamaz. O gelince herkes “sarhoş” olur. Ve ona : işte kaçtığın şey, işte bu!, denir. (Bknz. 50/19.)

Can boğaza dayandığında, bakıp kalakalırsınız. (hiçbir şey yapamazsınız.); Biz ona sizden daha yakınız. (Bknz. 56/83-85.)

...

60-70 sene, canla başla sevdiğiniz, değer verdiğiniz (= mal/para/pul, makam/mevkî, ün/nam, vatan, çoluk-çocuk, vs.) şeyler için çalışmışsınız (uykusuz kalmış, yorulmuşsunuz), ve ölüm gelmiş! sizi onlardan ayırıyor.

Çalışmayalım mı?!. Elbet çalışalım, ama bunlar hayatımızın nihaî amacı olmasın; bunlar, “çook daha üst, çook daha yüce Bir amacın” aracı olsun. Ve ölüm bizi, “O amaca” ulaştırsın. Ve o zaman = ölürken, bunlardan ayrılmak kolay olsun. 

Bu şekilde yaşayan bir adamın ölüm ânı, “düğün ânıdır” = şeb-i arûs. Bazı kendini bilmez ‘ukalâlar’ buradaki düğünü, evliliğe yoruyorlar; bu kelimenin buradaki anlamı sevinçtir, neşedir. 

Rabbim hepimize güzel bir ölüm nasip etsin. Güzel ölüm için, güzel yaşam şart. Güzel yaşam da yaşamın her unsurunu düzenli ve uyumlu bir şekilde koordine edebilmekten ve ulvî bir amaca hasredebilmekten geçer. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP