YAKLAŞIYOR YAKLAŞMAKTA OLAN.

Yaklaşan ne?!.

Kıyâmet. 

Günler, saatler, aylar, yıllar geçiyor. Günlerin, saatlerin, ayların ve yılların nasıl geçtiğini fark etmiyoruz. Dün çocuktuk, genç ve ihtiyar olduk... uyuduk, uyandık; üzüldük, mutlu olduk...

Kıyâmet de, uykunun, üzüntünün, korkunun ve ölümün geldiği gibi gelecek. "Ölüm, küçük kıyâmettir."

Uyku, mutluluk, hüzün, korku, hastalık, ihtiyarlık, ölüm, vs. bize mi geliyor; yoksa, biz mi uykuya, mutluluğa, hüzne, korkuya, hastalığa, ihtiyarlığa, ölüme, vs. gidiyoruz?!.

Bilemiyoruz.

Kıyâmet de böyle bişey olmalı!. Ya o bize geliyor ya da biz ona gidiyor olmalıyız.

Ama şu kesin : Her gün, her saniye, ona (= kıyâmete) yaklaşıyoruz.

“Yaklaşıyor, yaklaşmakta olan.” (53/57.) = اَزِفَتِ الْاٰزِفَة

Ansızın gelecek. Gelince de iş bitecek.

“Yaklaşan gün hakkında onları uyar. O gün korkudan yürekler ağızlara gelir. O gün zâlimler için ne samîmî bir dost ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır.” (40/18.)

وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِم۪ينَۜ مَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ حَم۪يمٍ وَلَا شَف۪يعٍ يُطَاعُۜ

O gün gelmeyecekmiş gibi yaşayanlar = dünyaya saplanıp kalanlar (7/176.) = “اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ”  o gün, eyvaah! diyecek, ama bu evyaahlar! hiçbir işe yaramayacak. 

O (= kıyâmet), bize uyku, korku, ölüm nasıl geliyorsa, onlar gibi “ansızın” gelecek.

Hazırlıksızsak = o günün geleceğini unutarak yaşamışsak, vay hâlimize!.

“Onlara, o kimsenin haberini de oku, ki ona âyetlerimizi vermiştik, o onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tâbî kıldı. Böylece azgınlardan oldu.” (7/175.)

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّـذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

“Dileseydik onu bununla yükseltirdik. Fakat o yere saplandı, hevâsına uydu. Onun durumu, üzerine varsan da dilini sarkıtıp soluyan, varmasan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte âyetlerimizi yalanlayan halkın durumu böyledir. Sen bu kıssayı anlat, belki öğüt alırlar.” (7/176.)

وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّـبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Köpeğin dilini sarkıtıp soluması ne demek?!. 

Çook yorulan köpek, dinlenmek ve vücudunu soğutmak için dilini dışarı çıkarır ve hızlı hızlı solurmuş. Yine de iyi bir köpek uzmanına ihtiyacım var, bu açıklama beni tatmin etmedi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP