MUTTAQÎLER KİMLERDİR?!.

Kötülüklerden korunanlar. Kelime, vakıye (وقى) kökündendir, Kitâb’ta 258 kez geçer. İttikâ (= اتقى), korkmadır; müttakî, Allah’tan korkan, Allah’ın emirlerine aykırı hareket etmekten sakınan, ve bu şekilde (Allah tarafından) korunan/korunulan. 

Bu nasıl olur?!.

1. Kur’an’a uymakla olur. Kur’ân, muttaqîler için hidâyettir. (2/2.)

2. Sadece ve sadece Allah’a kullukla olur. (2/21.)

3. İyilik yapmakla olur. İyilik (= birr), yüzü doğuya ya da batıya dönmek değil; Allah’a, âhiret (hesap) gününe, Meleklere, Kitâblara, Nebîlere inanarak; mala olan düşkünlüğüne rağmen yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolculara, kölelere vermek, sözünde durmak, sabretmektir. (2/177.)

4. Örfe uygun vasiyette bulunmakla olur. (2/180.)

5. Boşadığımız kadınların nafakasını (= geçimlerini) ma’rufa (= örfe) uygun bir şekilde sağlamakla olur. (2/241.)

6. Sözünde durmakla olur. (3/76.)

7. Bollukta ve darlıkta vermekle, öfkeyi yenmekle, kusuru/hatayı bağışlamakla olur. (3/134.)

8. Kibirlenmemekle = büyüklenmemekle = mütekebbir olmamakla olur. (28/83.)

9. Dünya malına, dünyalığa (= mala-mülke, makama, vs.) bel bağlamamakla = güvenmemekle olur. (43/35.)

10. Kâfirleri, müşrikleri dost edinmemekle olur. (43/67.)

11. Allah ve Rasûlünün Sözü üstüne söz söylememekle = Allah ve Rasûlünün Sözünün/Sesinin yanında sesi kısmakla olur. (49/3.)

12. Cinsiyetçilik ve ırkçılık (milliyetçilik?!.) yapmamakla; tüm Mü’minleri kardeş bilmekle olur. (49/10-13.)

13. Kendini %100 temize çıkarmamakla, pîr-ü pak bilmemekle olur. (53/32.)

14. Gizli görüşmelerde (= kulislerde), kötülük konuşmamakla, planlamamakla olur. (58/9.)

...

Nebe 31 ila 34. âyetlerde muttaqîler için sayılan ödüller = mefâzen (31. âyet), yanlış tercüme ediliyor. Bağlar, bahçeler = “hadâika ve e’anâben” (32. âyet). “ve kevâıbe etrâben.” (33. âyet). İşte bu âyet, çoğu mealde ‘göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar’ diye tercüme ediliyor. Oysa bağlam, bağ-bahçe. Kevâıb, ka’benin çoğulu, küp demek; etrâbenin kökü türâb, toprak demek; toprak, eşitliğin sembolü, buradaki anlamı da eşit, denk ve uygun/uyumlu. Kişinin ihtiyacına ve arzusuna tam uygun (kaplar/da) yiyecekler. “ve ke’sen dihâkâ.” (34. âyet). Ke’s, kadeh; dihq, dolu; dolu kadehlerde şaraplar = içecekler...

33. âyete, cinselliği çağrıştıran, üstelik de sadece erkekleri muhatap alan bir anlam vermek : 1. Bağlamdan ve bütünlükten kopmak, uzaklaşmak. 2. Muttaqîleri, sadece erkekler olarak görmek, algılamaktır. Kadınların suçu ne, muttaqî kadın yok mu?!. İttikâda = muttaqîlikte cinsiyet ayrımı olmaz. Bu yapılan, Kur’an’ın erkek egemen yorumudur. Buna benzer bir durum da hûri (ve ğılman) meselesinde kendini fâş ediyor.

Bağlam, anlamı bağlar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MÂÛN NE DİYOR?!.

İMAN - AMEL İLİŞKİSİ

KİP