ÖZGÜRLÜK, BAŞIBOŞLUK VE SORUMLULUK
Özgürlük, Başıboşluk ve Sorumluluk Batı, hem kendi batıyor hem de batırıyor; Doğu ise hâlâ uyuyor ve battığının farkına varmıyor. Özgürlük çoğu zaman salt dış baskılardan bağımsız olarak istediğini yapabilme yetisi olarak anlaşılır. Batı felsefesi ve liberal düşünce bu tanımı merkeze alır. Liberalizm, bireyin kendi arzularını, çıkarlarını ve değerlerini merkeze koyabilmesini özgürlük olarak görür; toplumsal ve ahlâkî sınırlar ancak rıza ve sözleşmeyle belirlenir. İnsan burada kendi “iç tanrısı” ile baş başadır ve herkes kendi merkezinde birer otorite hâline gelir. Görünüşte seçim özgürdür, dış baskı yoktur, ama bu özgürlük çoğunlukla çatışmalı, parçalanmış ve ölçüsüzdür; her bireyin merkezi başkasının merkeziyle çatışır ve gerçek yön, istikrar ve anlam çoğu zaman kaybolur. Hayek’in özgürlük anlayışı da buna paraleldir; onun için özgürlük, bireyin dış müdahaleden bağımsız hareket edebilmesidir ve piyasanın veya sosyal düzenin mekanizmaları, bireyi yönlendirmeden seçimlerini mümkün kılar...