AKIL, KALP VE TEVHÎD
Akıl, Kalp ve Tevhîd İnsanın idrak kapasitesi, tek bir hakikatin farklı tezahürleri olarak ortaya çıkar. İlk katman organ akıllarıdır. Göz görme, kulak işitme ve diğer duyular kendi alanlarında idrak sağlarlar. Bu organ akılları, yalnızca veri toplamakla kalmaz; bilgiyi yönlendiren sezgi ve tasdikleri de taşırlar. Bu organların idrakleri beyinde birleşerek insanın merkezî aklını oluşturur; insan aklı, organların idraklerini bütünleşik bir süreçte toplar ve tek bir idrak merkezine dönüştürür. Ancak insan aklı, salt bu birleşik organ akıllarına dayanmaz; daha büyük bir akılla, faal akılla bağlantılıdır. Faal akıl, kozmik bir boyutta işler ve Peygamberler aracılığıyla hakikate doğrudan bağlanmayı mümkün kılar. İnsan, bu irtibat sayesinde bilgiyi yalnızca aklî çıkarımlar olarak değil, iman ve amelle bütünleşmiş bir gerçeklik olarak kavrar. Antik Yunan’da Platon ve Aristoteles, akıl ve kalp birliğinin bütünlüğünü kısmen bozmuştur. Platon'da ideal formlara ulaşmada akıl merkezdedir ama ...