TEVHÎDİN HAYATA TAŞINMASI
Tevhîdin Uygulanması ve Merkez-Çevre İlişkisi Yanılıyor olabilirim, dünyada tek Tanrı’nın egemenliği “ fiilî ”! olarak çook az zaman boyunca mümkün olmuş gibi bir kanaate sahibim. Elçilerin yaşadığı dönemlerde bile en çok söyledikleri söz : “ ilâhüküm ilâhün vâhid. = İlâhınız bir tek İlâh. ” olmuş. Bugün bizler de sanki teizmi veya monoteizmi değil de ketenotizmi ve henoteizmi yaşıyoruz gibi. Ketenotizm : Duruma göre farklı Tanrıları öne çıkarmak. Henoteizm : Bir Tanrı’yı yüceltirken diğerlerinin varlığını inkâr etmemek. Tevhîd : Bir Tek İlâh’ın = Allah’ın egemenliği/hükümranlığı. = “Lâ ilâhe illâllah.” Tevhîd, fiilen işler hâle gelmeden önce, bu ilke ile hayatın her alanı arasında gerçek bir bağlantı kurulmalıdır. Bu bağlantı , yalnızca sözde bir Tanrı tasdikiyle veya formalite ile sağlanamaz; her düzeyde vicdanî ve fiilî bir merkez gerekir. Bu merkezle bağlantı kurulamazsa dünyada tek Tanrı’nın egemenliği fiilen mümkün olmaz; para, devlet, kültür, gelenekler, ırkçılık gibi...