DİL, KALP VE İSTİKÂMET
Dil, Kalp ve İstikamet : Bir Hakikat Mimarisi Bu mimari, varlık ile anlam arasındaki ilişkiyi bir “metafizik kum saati” düzeni olarak tasavvur eder. Üstte mutlak mânâ, altta insan idraki yer alır; bu iki alan arasındaki zorunlu geçiş noktası ise dildir. Ancak bu sistemin istikâmetini belirleyen şey, okurun kendi idraki ve niyetiyle kurulacak bir köprüdür. 1. Dilin Ontolojik Konumu : Takyîd ve Tebliğ Dil, Ferdinand de Saussure’ün işaret ettiği gibi kendi içinde işleyen bir göstergeler sistemi olarak kavranabilir; ancak bu yaklaşım dilin aşkın boyutunu dışarıda bırakır. Çünkü dil, yalnızca göstergelerin birbirine referans verdiği kapalı bir yapı değil, aynı zamanda mutlak mânâ ile insan idraki arasında bir tebliğ vasıtasıdır. • Üst Hazne (Mutlak Ma’nâ ) : Henüz kelimeye dökülmemiş, sonsuz fakat dağınık olmayan mânâ alanı. • Dar Boğum (Dil) : Anlamın zorunlu olarak daraltıldığı, harf ve ses formuna indirildiği geçit. Bu “takyîd”, sonsuzun sonlu tarafından idrak edilebilmesinin şartıdır....