KESBİN GÜVENCESİ : VEHB
Kesbin Güvencesi : Vehb İnsan, hayatına dikkatle baktığında çok temel bir gerçekle karşılaşır : Kendisinin kesb edebilmesinden önce, kendisine verilmiş olanlar vardır. Varlık verilmiştir. Hayat verilmiştir. Beden verilmiştir. Fıtrat verilmiştir. Akıl verilmiştir. İrade verilmiştir. Görme, işitme, düşünme, seçme ve yönelme imkânı verilmiştir... İnsan daha hiçbir şey kazanmadan önce, kendisine verilmiş olanların içindedir. Demek ki vehb, kesbden öncedir. Sonra kesb başlar. İnsan kendisine verilmiş olanlarla yönelir, seçer, çalışır, inanır, amel eder, doğruda sebat etmeye çalışır. Kesb, insanın sorumluluk alanıdır. İnsan kendi payına düşeni yapmak zorundadır. Fakat burada ince bir ayrım ortaya çıkar : Kesb etmek başka, kesbini güvence saymak başkadır. İnsan kesb eder; fakat kendi kesbini, kendisi için mutlak bir güvenceye dönüştüremez. Çünkü insan yalnızca yaptığı amellerden ibaret değildir. O amelleri yapan bir kalbi vardır. Ve o kalp, sabit bir nesne değildir. Kalp Inkılâb Edebilir Belk...