LATÎF GÜÇ
Latîf Güç İnsan zihni çoğu zaman gücü kesafetle (= büyüklükle ve yoğunlukla) ilişkilendirir. • Büyük olan güçlüdür. • Gürültülü olan güçlüdür. • Sert olan güçlüdür. • Kıran, ezen, zorlayan güçlüdür. Oysa kâinata bakıldığında bambaşka bir tablo görülür. Bir ağacı büyüten şey gürültü değildir. Bir çocuğu büyüten şey zorbalık değildir. Bir fikri olgunlaştıran şey baskı değildir. Toprağı dirilten yağmur da kurşun gibi değil, damla damla iner. Burada güç vardır; hatta çok büyük bir güç vardır. Fakat bu güç kesîf değil, latîftir. Bu nedenle bu metin şu fikir etrafında örülebilir : Latîf Güç Latîf : Varlığı maddî = cismî olmayan. Zarif. Hoş. Nazik. Lütuf da aynı kök. İyi, hoş, nazik, yumuşak, incitmeyen ikram. Bağış, memnun edici muamele. Rabbin varlığı da fiilleri de latîftir. Ama bizler, kesîf (= yoğun, katı ve maddî/cismî) bir Rab tahayyül etmekte ısrar ediyoruz. Böyle bir Rab, incitir, yaralar. İnsan, gücü çoğu zaman sertlikte arar. Oysa varlığın derinliklerinde işleyen kudret, çoğu zama...