ŞEHÂDET
ŞEHÂDET Şehâdet, yalnızca bir şeyi söylemek veya bir inancı dile getirmek değildir. Şehâdet; hakikate tanıklık etmek, onu mümkün olduğu ölçüde bilmek, tasdik etmek ve bu tanıklığın gereğini yaşamaktır. Allah da şehâdet eder. (3/18.) fakat, Allah’ın şehâdeti ile insanın şehâdeti aynı değildir. Allah Şehîd’dir . Biz ise şâhitlik ederiz. Allah’ın şehâdeti ontolojiktir ; bizim şehâdetimiz ise epistemik ve etiktir. O Şâhid'dir Allah’ın şehâdeti sonradan edinilmiş bir bilgi değildir. O, bir şeyi sonradan görüp öğrenmez; hiçbir şey O’nun şehâdetinin dışında gerçekleşmez. Varlık O’ndan gizli değildir. Kur’an bunu Yûnus 10/61’de çok güçlü bir ifadeyle ortaya koyar : “ Siz hangi işte bulunursanız bulunun, Kur’an’dan ne okursanız okuyun ve ne iş yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizin üzerinizde şâhitleriz.” Buradaki ifade özellikle dikkat çekicidir : إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ = “Siz ona daldığınızda...” İnsan yaptığı işe dalabilir. Daldığında dikkati daralabilir. Başka şeylere karşı far...