NİYE ALLAH?!.
Niye Allah?!. İnsanın kalbi gözeneklidir. Nereye dönse, neye dokunsa sızdırır. Bedenimiz, aklımız ve ruhumuz sürekli bir emilim ve dolma ihtiyacıyla çırpınır. Acıktıkça yer, yedikçe yine acıktığımızı görürüz. Bir unvana sarılırız, içimizdeki tenhalığı örtmez; bir nesneye sığınırız, eskir; bir insana tutunuruz, onun da en az bizim kadar eksik ve muhtaç olduğunu fark edip irkiliriz. İnsanın dünyadaki temel tragedyası, hiç dolmayan bir kapla, susuzluğu kesmek bir yana, daha da artıran tuzlu suları içme çabasıdır. Peki, bu zamansız arayışın tam ortasında, insan Allah'a sığınırsa!... Modern dünya, insanın bu doğuştan gelen varoluşsal boşluğunu en acımasızca istismar eden devasa bir illüzyon mekanizmasıdır. Kapitalizm ve modern açgözlülük, insanın içindeki o derin, sonsuz açlığı teşhis etmiş; ancak o boşluğa sunulacak tek hakiki cevabı karartarak yerine ikâme nesneler koymuştur. Sistem, insanın doymasını aslâ istemez. Doymuş insan tüketmez; doymuş insan durur, susar, boyun eğmez ve tefe...