EPİSTEMİK UYUŞMA
Epistemik Uyuşma : Noktanın Kaybından Bilincin İğfaline - Modern İnsan İnsan, varoluş sahnesindeki ilk geri çekilmeyi belki de dili gevşeterek başlattı. Rus yazar ve hiciv ustası Aleksandr Kanevskiy’e atfedilen o çarpıcı Noktalama İşaretleri metaforunda anlatıldığı gibi, insan önce bağları kuran virgülü kaybetti; düşünceleri birbirinden koptu. Ardından coşkunun, öfkenin ve şaşkınlığın işareti olan ünlem elden gitti; duygularını ifade etme gücü zayıfladı. Sonra merakın ve sorgulamanın kapısını açan soru işareti kayboldu; soru sormak, dolayısıyla araştırmak ve anlamaya çalışmak gereksizleşti. Nihayet felsefî ve geometrik düzlemde başlangıcın, sınırın ve belirlenimin sembolü olan nokta da ortadan kalktığında, geriye yalnızca sessizlik kaldı. Çünkü nokta yalnızca bir dil işareti değildir. O, bir şeyin nerede başlayıp nerede bittiğini, neyin ne olduğunu ve neyin diğerinden ayrıldığını belirleyen en temel işaretlerden biridir. Noktanın kaybı bu bakımdan yalnızca yazının değil, ayrım yapma...