Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ZOR ZAMANDA DİNDARLIK

Zor Zamanda Dindarlık : Tevhîd, Adâlet ve Tüketim Arasında Bir Duruş Zor zamanlarda yaşıyoruz. “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı davranan kimse, avucunda ateş topu tutan kimse gibi olacak.” (Tirmizî, Fiten, 73; Ebu Dâvud, Melâhim, 17.) Bugün dindarlık, sadece ibâdetleri yerine getirmekten ibaret bir mesele değil; aksine, çok katmanlı bir direnç ve bilinç hâli gerektiriyor. Çünkü insan, artık sadece açık günahlarla değil; anlam kaymaları, yönlendirmeler ve teşviklerle sınanıyor. 1. Tevhîd ve Adâlet : Kök İlişki Dinin sabit değerlerinin başında tevhîd gelir. Tevhîd, sadece “Allah birdir” demek değil; hayatın ölçüsünü tek bir kaynağa bağlamak demektir. Bu ölçünün toplumsal karşılığı ise adâlettir. Tevhîd bozulursa ölçü (mizan) kayar; ölçü kayarsa adâlet bozulur. Dolayısıyla ekonomik ve sosyal adâletsizlik, sadece teknik bir problem değil; tevhîdî ölçünün zayıflamasının sonucudur. 2. Ekonomik Yapı ve Adâletsizlik Modern ekon...

METAFİZİK KOZMOLOJİ

METAFİZİK KOZMOLOJİ : AYNA O 1. Ontolojik Temel : Ayna O Klasik tasavvuftaki anlayıştan farklı olarak - orada ayna bir araçtır - burada Varlık’ın bizzat kendisi “Ayna” diliyle ifade edilmiştir. Ancak bu, Ayna’nın mahiyetinin bilindiği anlamına gelmez. Ayna O’dur; fakat O (= Ayna) tam bilinemez ve kuşatılamaz. Bu Ayna fizikî bir ayna değil, holografik bir ayna. Pekiî O Ayna’daki bir görüntü/yansıma olan ben, O Ayna’yı nasıl bilebilirim?!.  TAM OLARAK BİLEMEM ama AYNA’NIN HOLOGRAFİK oluşu sayesinde "bi şeyler" bilebilirim. Tam bilseydim, bilen ile bilinen arasında fark kalmazdı. Ayna'daki yapı iki yönlü görünür : Zâhir (Fenomen) : Algımıza açılan, tecellînin görünen yüzü. Bâtın (Nümen/Gayb) : Hakikî Varlık’ın sırları, görünmeyen derinliği. Bu iki yön gerçekte ayrık değil, tek bir hakikatin iki görünümüdür . Aralarındaki ayrım, varlıktan değil, insanın sınırlı algısından doğan izafî bir düalitedir. 2. Holografik Yansıma ve İnsan (= Zübde-i Âlem) Ayna’nın tecellîsi, yansı...

ÇÖLLEŞME

Çölleşme : Nümen ve Fenomen Arasındaki Bağın Kuruması Varlığın anlam zemini, ruhun bedeni Nümen’e bağladığı o ince hat üzerinde yeşerir. Bu bağ koptuğunda, insan ve dünya için kaçınılmaz bir içsel ve dışsal çölleşme süreci başlar. 1. Yukarıdan Çölleşme : İdealizm ve Dosetizm Bu akımlar, ‘su’yu (= ruhu/manayı) yüce/mübarek bilir/görürken, onu topraktan (beden/dünya) tamamen ayırdılar. Etki : Tanrı yeryüzüyle temas etmeyecek kadar uzağa çekilince, yeryüzü bir “hayal veya gölge” hâline geldi. Sonuç : Toprak (= insanlık hâli), gökten gelen rahmetle bağını kopardığı için kurudu. İdealizm, dünyayı anlamsız bir seraba dönüştürerek yukarıdan bir çölleşme başlattı. 2. Aşağıdan Çölleşme : Kapitalizm ve Sekülarizm Bu yapılar ise toprağın altındaki su kaynaklarını (manevi derinliği) yok sayıp sadece yüzeydeki kumun (meta/tüketim) miktarını artırdılar. Etki : Tanrı yeryüzünden kovulunca, geriye sadece mekanik bir işleyiş ve doyurulamaz arzular kaldı. Sonuç : Nümen’den beslenemeyen her fenomen (bede...

MODERN HUBÛT

Modern Hubût ve Dijital Gehinnom : Fenomen-Nümen Kopuşu Bağlamında Bir Urûc Ontolojisi Özet Bu çalışma; çağdaş dijital kültürün insan varoluşu üzerindeki etkilerini Kantçı fenomen-nümen dikotomisi, Baudrillard’ın simülakr kuramı ve klasik Kelâm’ın Zât-Sıfat öğretisi ekseninde incelemektedir. İnsanın modern durumunu bir “Dijital Gehinnom ” (= çukur / cehennem ) olarak tanımlayan metin, bu ontolojik saplanıştan çıkışın ancak dikey bir doğrultuda gerçekleşecek “Urûc” (yükseliş) ile mümkün olduğunu ileri sürer. Giriş : Ontolojik Düşüş Olarak Modern Hubût Geleneksel teolojide hubût, insanın nümenî (ilahî/özsel) bir makamdan fenomenal (dünyevî/görünüşsel) bir alana düşüşünü temsil eder. Ancak modernitede bu düşüş, dijital mekanizmalar ve yapay zeka aracılığıyla derinleşerek yeni bir safhaya evrilmiştir. Fenomenal dünya, özü işaret eden bir “perde” olmaktan çıkmış; Baudrillard’ın ifadesiyle aslı olmayan kopyaların (simülakr) hüküm sürdüğü bir “dijital gehinnoma” dönüşmüştür. Simülakr ve Refer...