ADL-İ İLÂHÎ = İLÂHÎ ADÂLET
Adl-i İlâhî, İmkân ve Hesap “İlâhî adâlet” meselesi, çoğu zaman insanlar arasındaki farklılıklar üzerinden sorgulanır : • Kimi zengin, kimi fakir; • Kimi sağlıklı, kimi hasta; • Kimi güçlü, kimi zayıf; • Kimi erkek, kimi kadın; • Kimi güvenli bir toplumda, kimi savaşın içinde doğar. İlk bakışta bu farklılıklar “eşitsizlik” ve hatta “adâletsizlik” gibi görünebilir. Özellikle dünya hayatı tek ve kapalı gerçeklik olarak okunursa, soru daha da büyür. Neden herkes aynı şartlarda yaratılmadı?!. Burada temel mesele, “eşitlik” ile “adâlet” arasındaki farkı doğru kurabilmektir. İlâhî adâlet, herkese aynı şeyi vermek değildir. Çünkü insanlar ontolojik olarak zaten aynı yaratılmamıştır. Kabiliyetler, yükler, imkânlar, psikolojik yapı, çevre ve tarihsel şartlar farklıdır. Bu yüzden İlâhî muhasebe : • İnsanları birbirleriyle kıyaslayarak değil, • Her insanı kendi imkânı, yükü ve niyeti içinde değerlendirerek işler. Kur’an’daki temel ilke budur : لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا Yani s...